8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2013/6559 E. , 2013/9607 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı
... ile Müjgan Kurt aralarındaki dava hakkında ... . Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 22.11.2011 tarih ve 98/639 sayılı hükmün Daire'nin 24.12.2012 gün ve 3237/12950 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili; tarafların evli iken boşandıklarını, evlilik birliği içinde davacıya murislerinden intikal eden 82 parsel ve 94 ada 6 parsel sayılı taşınmazların davacı tarafından iyiniyetle davacıya devredildiğini açıklayarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 8.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, Mahkemece ispatlanmayan davanın reddine karar verilmesinden sonra, davacı vekilinin temyizi üzerine, Daire'nin 24.12.2012 tarih ve 2012/3237-12950 Esas ve Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmişti. Davacı vekili, süresinde karar düzeltme isteğinde bulunmuştur. Taraflar 19.04.1965 tarihinde evlenmişler 22.04.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 22.04.2009 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında evlilik tarihinden TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 22.04.2009 tarihine kadar yasal mal rejimi olarak kabul edilen edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Dava konusu 94 ada 6 parsel 26.06.1978 tarihinde ve zeytinlik niteliğindeki 82 parsel 19.02.1982 tarihinde davacı adına kayıtlı iken satıştan davalı adına tescil edilmekle davacının isteği 743 sayılı TKM'nin (Mülga) 170. maddesi gereğince eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen maldan kaynaklanan katkı payı alacağı isteğine ilişkindir. Dava konusu 94 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı iken özgür iradesi ile davalıya devredildiği ve bu devir karşılığında herhangi bir bedel alınmadığı davacı tarafından kabul edildiğine ve yapılan işlem bağış niteliğinde olup bağıştan rücu koşullarının gerçekleştiği iddiasıyla açılan bir dava bulunmadığına göre davacı vekilinin bu taşınmaza ilişkin yerinde olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, Davacı vekilinin 82 parsele ilişkin karar düzeltme isteğine gelince, zeytinlik vasfındaki taşınmaz davacı adına kayıtlı iken tapuda satış gösterilmek suretiyle davalı adına tescil edilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, gerekçeli kararda dava konusu taşınmaza ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmamış ve hüküm fıkrasında da taşınmazdan herhangi bir şekilde bahsedilmemiştir. TC Anayasası'nın 141. maddesinin 3.fıkrasında; bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması vurgulanmıştır. Hüküm tarihi itibari ile yürürlükte bulunan HUMK'nun 388. ( HMK 297. ) maddesinde de; kararların neleri kapsayacağı ayrıntılı olarak belirtilmiştir. Bu maddenin 3.fıkrası hükmüne göre kararda; kararın iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşmadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, red ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin gösterilmesi gerekmektedir. Mahkemece yukarıdaki açıklamalar ışığında 82 parsele ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadan ve hüküm fıkrasında taşınmaz zikredilmeden verilen kararın bu taşınmazı kapsadığı kabul edilemez. Dava konusu taşınmaz 743 sayılı TKM'nin 170. maddesine göre eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinildiğine göre; taraflar arasındaki bu uyuşmazlığın Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine göre çözüme kavuşturulması gerekmektedir. 743 sayılı TKM'nin yürürlükte olduğu; 01.01.2002 tarihinden önce eşler arasında yasal mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde karı ve kocanın diğerinden katkı payı karşılığında bir tazminat isteyebilmesi için mutlaka parasal veya para ile ölçülebilen maddi bir değer koymak suretiyle katkısının bulunması gerekir. Somut olayda taşınmaz 94 ada 6 parsel sayılı taşınmaza benzer şekilde davacı adına kayıtlı iken tapuda satış gösterilmek suretiyle davalıya devredilmiş ise de, davacı taşınmazın zeytinlik vasfında bulunduğunu ve üzerindeki zeytin ağaçlarının kendisi tarafından yetiştirildiğini ileri sürmüş ve dinlenen tanık beyanlarıyla bu husus doğrulanmıştır. Bu itibarla taşınmazın 1982 yılında davalıya bağışlandığı kabul edilse dahi taşınmazın bu tarihten sonra davacının emek ve çabası ile zeytinlik vasfını kazanıp koruduğu, davacının taşınmazdaki bu faaliyetinin ise bağış kapsamında kalmadığı tartışmasızdır. Bu halde Mahkemece yapılacak iş taşınmaz başında uzaman ziraat mühendisi bilirkişi vasıtasıyla keşif yapılarak üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının niteliği ve sayısı dikkate alınarak davacının devir tarihinden boşanma dava tarihine kadarki tarımsal faaliyeti ile dava tarihindeki değerleri tespit edilmeli, tespit edilen bu değerin davacının kişisel malı ile davalının kişisel malına yapmış olduğu katkı olarak kabul edilmeli, davacının katkı alacağı uzman bilirkişiler aracılığıyla saptanmalı (mal rejimi konusunda uzman bir hukukçu ile zeytincilik konusunda uzman bir ziraat mühendisi aracılığıyla) ve belirlenecek miktarın davacının katkı alacağı olarak hüküm altına alınması gerekirken yukarıda açıklandığı üzere bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya uygun değildir. Davacının karar düzeltme isteği açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle Dairenin maddi yanılgıya dayalı 24.12.2012 gün ve 2012/3237-12950 Esas-Karar sayılı kararının 82 parsele ilişkin olarak 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440. maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına ve mahalli mahkemenin 22.11.2011 gün ve 2010/98 Esas, 2011/639 Karar sayılı hükmünün BOZULMASINA, 71,60 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.