19. Ceza Dairesi
19. Ceza Dairesi 2018/301 E. , 2018/8894 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Sanık ... yönünden; a- Katılan vekilinin şikayeti üzerine, diğer sanık ...'a ait işyerinde 19.04.2012 günü yapılan aramada, katılan firma adına tescilli markaları taşıyan toplam 4 adet taklit ürünün ele geçirildiği, sanık ...'in aşamalarda değişmeyen savunmasında “İşyerinde tezgahtar olarak çalıştığını, kendisine ne satması söylendiyse onu sattığını” beyan etmesi ve diğer sanık ...’ın da bu beyanları doğrulaması karşısında, tezgahtar olarak çalıştığı işyerinde ele geçirilen 4 adetten ibaret ürünün alımı ile ilgili hiç bir tasarruf yetkisi bulunmayan ve çok sayıda ürün içerisinde bulunan 4 adet ürünün taklit olduğunu bilebilecek durumda olması beklenemeyecek sanık ...'in savunmasının aksine suça iştirak ettiğine dair delil bulunmadığı gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de; b- Sanık ... hakkında, tekerrüre esas alınan Karşıyaka (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 23.11.2011 tarih ve 2010/545 E. 2011/1155 sayılı kararının, suç tarihinden sonra, 07.10.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, sanık hakkında TCK'nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması,
2.Her iki sanık yönünden; a- 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan (suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/7 maddesinin aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanıklar hakkında 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253 ve 254 maddelerinin uygulanması zorunluluğu, b- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E. , 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve Sanık ... müdafii ile sanık ...’ın, temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 13.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.