Esas No
E. 2013/13474
Karar No
K. 2013/14982
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2013/13474 E.  ,  2013/14982 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ:Tescil

... ve müşterekleri ile Hazine, ... ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 30.01.2009 gün ve 10/23 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar vekili,... ilçesi ... Köyü ... mevkiinde yer alan, sınırları ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/5 D.iş ve aynı mahkeme'nin 2004/96 Esas- 2005/44 Karar sayılı dosyalarında belirlenen 47325,95 m2 yüzölçümlü beş parça arazinin 20 yıldan fazla zamandır vekil edenlerinin zilyetliğinde olduğunu açıklayarak, davacılar adına eşit oranda tesciline karar verilmesini istemiştir.Davalı Hazine vekili ile dahili davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur.Davalı ... Köy Tüzel Kişiliği adına davetiye tebliğine rağmen davaya cevap veren olmamıştır. Mahkemece, davacıların davasının kısmen kabulü ile Fen bilirkişi ...'ın 21.11.2008 havale tarihli ek raporunda a ve b harfi ile gösterdiği taşınmazlar bakımından tescil talebinin reddine, aynı raporda x harfi ile gösterdiği 582,77 m²'lik kısım üzerinde davacıların mülkiyet hakkını eşit oranda kazandıklarının tespitine, c harfi ile gösterdiği 14.337,08 ve y harfi ile gösterdiği 2.446,43 m²'lik kısmın davacılar adına eşit oranda tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine ve dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre; davalı Hazine ve dahili davalı ... vekilinin hükmün fen bilirkişisinin ek raporunda (c) harfi ile gösterilen fıkrası yönünden yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan fen bilirkişisi ... tarafından 18.11.2008 tarihli raporuna ekli krokide (c) harfi ile gösterilen 14337,08 m2'lik tescile ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,Davalı Hazine ve dahili davalı ... vekilinin hükmün ek raporda (x) ve (y) fıkralarına yönelik temyiz itirazlarına gelince;Dava; kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir.Mahkemece, dava konusu taşınmazın fen bilirkişisi ...’ın 18.11.2008 tarihli ek raporunda (x) ve (y) harfleri ile belirtilen bölümlerinin davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; Mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki;Dava konusu taşınmazın tapulama çalışmaları sırasında 766 sayılı Tapulama Kanununun 2. maddesine göre niteliği belirtilmeksizin tespit dışı bırakıldığı, taşınmazın bulunduğu köyde tapulama çalışmalarının 25.07.1984 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Tespit dışı bırakılan bir yerin emek ve masraf sarfı suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesine müteakip, kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi suretiyle 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmüne göre kazanılması mümkündür.Mahallinde yapılan keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişiler; dava konusu taşınmazın davacılara babasından kaldığını, davacıların babasının bu yeri bağlık olarak kullandığını, taşınmazın 40-45 yıldır davacıların tasarrufunda bulunduğunu bildirmişlerdir. Davacıların delil olarak dayandıkları, Dairenin geri çevirme kararı üzerine dosyaya eklenen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/96 Esas- 2006/117 Karar sayılı dosyasında dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar bu yerin önce davacıların babası ... tarafından 60 yıl kadar kullanıldığını, onun 15-20 yıl önce ölmesi üzerine mirasçıları arasında yapılan taksimde davacılara intikal ettiğini, taşınmazın uzun yıllar bademlik ve kısmen bağlık olarak tasarruf edildiğini açıklamıştır. Fen bilirkişisinin 02.04.2008 tarihli ilk raporunda krokisinde F1 olarak gösterilen 3029.20 m2'lik alanın bademlik vasfında olduğu, 18.11.2008 tarihli ek raporunda da F1 olarak nitelendirilen alanın kamulaştırma haritasına göre x ve y harfleri olarak iki bölüme ayrıldığı açıklanmıştır. Raporu hükme esas alınan Ziraat Bilirkişisi ...'nin 31.03.2008 tarihli raporunda dava konusu taşınmazın özellikle güney tarafında yabani badem ağaçları ve meşe kümelerinin bulunduğu, arazinin tümünün engebeli durumda olduğu, bazı yerlerde doğal drenajların olup, toprağın killi olduğu yerlerde tarımın yapılmadığı, eğimin % 6-8, taşlılık oranının 5-7, toprak derinliğinin 20-30 cm civarında olduğu, bu unsurlar dikkate alındığında niza konusu taşınmazın bağın olduğu alanın kültürel tarıma uygun, arazide toprağın killi ve engebeli olan yerlerinin tarıma elverişli olmadığı ifade edilmiştir. Dairenin geri çevirme kararı üzerine dosyaya eklenen ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/5 D.iş sayılı dosyasında zirai bilirkişi olarak görev alan ...’in 20.04.2004 tarihli raporunda bademlerin bakımsızlıktan gerçek yaşlarını göstermediği, yetiştirilme anında seyreltme ve budama yapılmaması nedeniyle aynı kök üzerinden birkaç gövde çıktığı, badem ağaçlarının verim değerlerinin emsallerine göre ekonomik değer taşımadığı, detaylı kök ve gövde incelemesi sonucunda yaşlarının ortalama 8-10 civarında olduğu belirtilmiştir. Bir yerin kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle tapuya tescil edilebilmesi için taşınmazın niteliği itibariyle kazanmaya elverişli yerlerden olmasının yanında tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu olgunun tamamlandığı tarihten itibaren 20 yıldan fazla süreyle Kadastro Kanunu'nun 14. maddesindeki koşullar altında ekonomik amacına uygun olarak tasarruf edilmiş olması gerekir.Mahkemece yapılan keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişi beyanları ile özellikle ziraat mühendisi ... ve o yer Mahkemesi'nin 2004/5 D.İş sayılı dosyasında mevcut bulunan ziraatçi bilirkişi ...'in gerekçeli raporlarında ki açıklamaları dikkate alındığında; dava konusu taşınmazın yabani badem ağaçlarının olduğu kısımda imar ve ihyanın tamamlanmadığı, bu kısımların halen imar ve ihyaya muhtaç yerlerden olduğu, öte yandan badem ağaçların yetiştirilme anında seyreltme ve budama işlemlerinin yapılmadığı ve badem ağaçlarının verim değerlerinin emsallerine göre ekonomik değer taşımadığının anlaşılması karşısında davacıların nizalı yerde ekonomik amaca uygun zilyetliklerinin de bulunmadığının kabulü gerekeceğinden, davacılar lehine kazanma koşullarının gerçekleşmediği dikkate alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken toplanan deliller hatalı değerlendirilerek yazılı şekilde kabule karar verilmiş olması doğru olmamıştır.Davalı Hazine ve dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün, krokide (x) ve (y) harfi ile ifade edilen taşınmazlara ilişkin bölümlerinin, 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 22.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.