8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2013/11452 E. , 2013/9386 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ve müşterekleri ile ... ve ...'e velayeten ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 29.12.2011 gün ve 189/173 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, kadastro çalışmalarında davalıların miras bırakanı ...... adına tespit ve tapuya tescil edilen dava konusu 141 ada 118 ve 270, 142 ada 83 ve 219, 147 ada 20, 165 ada 34, 172 ada 5, 173 ada 104 ve 145, 136 ada 16 ve 17, 137 ada 154 ile 140 ada 430 parsel sayılı taşınmazların kök muris ... ’e ait olduğunu açıklayarak, niza konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile kök muris ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Davacılar vekili 11.03.2010 tarihli oturumda uyuşmazlık konusu 136 ada 17 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davadan feragat etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı ... ile davalının miras bırakanı ... ’in kök muris ... ’in torunları olduğunu, kök murisin sağlığında torunu ...’nin hasta olduğunu bilerek, diğer torunu olan davalı ... ile evlendirmek için güvence olması açısından davalı taşınmazlardan 137 ada 154, 136 ada 16 ve 140 ada 430 parsel sayılı taşınmazları Ali Esen’e verdiğini, bu taşınmazlar yönünden davanın reddine, diğer taşınmazların kök muris adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, dava konusu 136 ada 17 parsel sayılı taşınmaz açısından feragat nedeniyle davanın reddine, dava konusu 141 ada 118 parsel, 141 ada 270 parsel, 142 ada 83 parsel, 142 ada 219 parsel, 147 ada 20 parsel, 165 ada 34 parsel, 172 ada 5 parsel, 173 ada 104 parsel, 173 ada 145 parsel, 136 ada 16 parsel, 137 ada 154 parsel, 140 ada 430 parsel nolu taşınmazlar yönünden tapunun davacı mirasçılar yönünden veraset ilamındaki hisseleri oranında iptaline, her bir taşınmazın 640 hisse kabul edilerek; davacılardan ... adına 160/640 hisse, ... adına 96/640 hisse, ... adına 96/640 hisse, ... adına 96/640 hisse, davalı ... adına 48/640 hisse, davalı ... adına 72/640 hisse, davalı ... adına 72/640 hisse olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro öncesi zilyetlik, muristen intikal hukuksal nedenlerine dayalı olarak TMK'nun 713/1, 996 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddeleri gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır. Uyuşmazlık konusu taşınmazlar kadastro çalışmaları sırasında tespitleri yapıldıktan sonra tutanaklara itiraz edilmemesi üzerine 25.01.2001 tarihinde kesinleşerek, ... oğlu ... ... adına tapuya tescil edilmiştir. Mahkemece, niza konusu 136 ada 17 parsel sayılı taşınmaz dışında kalan taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de; eksik araştırma ve incelemeye dayalı mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Dosya arasında bulunan nüfus kayıtlarının incelenmesinde kök miras bırakan ... oğlu ... ’in 1913 doğumlu olduğu, davalıların miras bırakanı ... oğlu ... ’in ise 1972 doğumlu olduğu, her ikisinin baba adı, soyadları ve ... olan ön adlarının aynı olduğu, sadece doğum tarihleri ile kök murisin ... olan ilk adının farklı olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmazların tapu kaydına dayanak oluşturan kadastro tutanaklarında malik 1329 doğumlu ... oğlu ... . Kadastro tutanaklarına göre niza konusu taşınmazlardan 142 ada 83 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti 2094 sayılı, 141 ada 270 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti 1954 sayılı, 136 ada 16 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti 1042 sayılı, 137 ada 154 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti 2180 sayılı, 140 ada 430 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti 1156 sayılı vergi kayıtlarına dayanılarak yapıldığı, Mahkemece celp edilen 2180, 1954 ve 1156 sayılı vergi kayıtlarının incelenmesinde 1938 tarihinde ... oğlu ... adına yazıldıkları tespit edilmiştir. 1042 ve 2094 sayılı vergi kayıtları ise aynı yıl ... oğlu ... adına oluşturulmuş olup, 1042 sayılı vergi kaydının revizyon gördüğü 136 ada 16 ve 17 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanağında taşınmazların 1976 yılında, 2094 sayılı vergi kaydının revizyon gördüğü 142 ada 83 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağında da 1974 yılında ... oğlu ’e satıldığı gerekçesiyle ... oğlu ... adına tespitinin yapıldığı yazılıdır. Kadastro tutanakları dava konusu taşınmazların tapu siciline tescil edilmelerine esas dayanak belgelerdir. Yukarıda açıklandığı gibi tüm taşınmazların kadastro tutanaklarında malikinin 1329 doğumlu olduğu belirtilmiş olup, ayrıca bir kısım taşınmazlar 1938 tarihli vergi kayıtlarının revizyon görmesi, bir kısmı da 1967 ve 1974 yıllarında satın alma yolu ile maliki adına tespit edilmiştir. Bu bilgilere göre kadastro tutanaklarında malik olarak 1972 doğumlu ... oğlu ... ’in kastedildiği düşünülemez. Bu durumda, Mahkemece, davacı tarafa TMK’nun 1027. maddesi uyarınca tapuda isim tashihi davası açmak üzere süre ve imkan tanınması, o dosyanın eldeki dava için bekletici mesele sayılması, anılan davaya ilişkin kararın kesinleşmesi beklendikten sonra eldeki davanın bir kül halinde değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi, davacı tarafça tapuda isim tashihi davasının verilen süre içinde açılmaması halinde olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturmayla yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru olmamıştır. Her ne kadar hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; tapu sicilinin tutulması ve doğru sicil oluşturulması hususları kamu düzenine ilişkin olup, TMK'nun 1007.maddesine göre Devletin sorumluluğunda ve resen gözetilmesi gereken ilkeler olduğundan aleyhe bozma yasağından söz edilmesine olanak bulunmadığı gibi dava konusu taşınmazların tereke malı olduğu iddiası bulunduğundan ve davalılarda kök miras bırakanın mirasçıları olduğundan, tereke mallarında bir kişinin kararı temyiz etmesinden diğer mirasçılarda yararlanır. Davalılar vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre işin esasının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, ve 95,25 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine.18.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.