8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2013/4457 E. , 2013/8045 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Takibin taliki veya iptali
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
İlamlı icra takibinde faiz ve diğer alacakların fazla istendiği yönündeki başvuru İİK'nun 41. maddesi yollamasıyla İİK'nun 16/2. maddesinde yer alan bir hakkın yerine getirilmemesi nedeniyle ilama aykırı işlem yapıldığı iddiası olduğundan süresiz şikayete tabi olup, her zaman ileri sürülebilir (HGK'nun 21.06.2000 tarih, 2000/12- 1002 sayılı Kararı) Somut olayda, ... 1. İş Mahkemesi'nce 24.12.2008 tarih 2008/125-1125 Esas ve Karar sayılı ilam ile işçi alacaklarının hüküm altına alındığı, alacaklı vekilince bu ilama dayanılarak, ... 6. İcra Müdürlüğü'nün 2009/4649 Esas sayılı dosyasından 24.03.2009 tarihinde ilamlı takip başlatıldığı, anılan ilamın Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nce 07.07.2011 tarihinde sadece fazla çalışma alacağı yönünden bozulduğu, ... 1.İş Mahkemesi'nce 27.12.2011 tarih ve 2011/647 Esas, 2011/568 Karar sayılı ilam ile yeniden tüm alacaklar hakkında karar verildiği, alacaklı vekilinin bu ilamı ... 6. İcra Müdürlüğü'nün 2009/4649 Esas sayılı dosyasına ibraz etmesi üzerine, İcra Müdürlüğü'nce tüm alacakları kapsar şekilde 24.01.2012 tarihli icra emri düzenlenerek, borçlu vekiline gönderildiği, borçlu vekilinin İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; dayanak ilama göre, bankalarca mevduata uygulanan en yüksek banka faizinin kıdem tazminatı dışındaki alacaklar yönünden doğru olmadığını, ayrıca talep edilen işlemiş faiz oranının neye göre belirlendiği ve hesap yapıldığının anlaşılamadığı gerekçesiyle takibin ve icra emrinin iptalini istediği anlaşılmaktadır. İcra Mahkemesi'nce; davanın kabulüne, 8.597,87 TL işlemiş faiz yönünden takibin iptaline karar verilmesi üzerine, hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Alacaklı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değil ise de, Takibe dayanak yapılan ilamda, hükmedilen ihbar tazminatı dışındaki alacakların ayrı ayrı belirtilen tarihlerden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Kararın uygulanması gereken kısmı hüküm fıkrasıdır. İcra hakimi yorum yolu ile sonuca ulaşamaz. (HGK'nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 E., 1997/776 K.) HGK'nun 20.09.2006 tarih ve 12-594/534 sayılı Kararında da vurgulandığı üzere bu durumda tarafların bildirdikleri bankalardan alacakların (hakkın) doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının sorulması ve alacakların (hakkın) doğum tarihinden takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının bilirkişiye hesaplattırılması gerekirken, İcra Mahkemesi'nce, alacaklı tarafa, uygulanmasını talep ettiği faiz oranları ile ilgili bankaları bildirmesi imkanı sağlanmadan, borçlu tarafça dava dilekçesinde ekli listede banka isimleri belirtilmesine rağmen bu bankaların tamamından faiz oranları sorulmadan, resen tespit edilen banka faiz oranları nazara alınarak, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişinin hesap şekli de hüküm kurmaya elverişli değildir. O halde Mahkemece yapılacak iş; daha önce borçlu vekili banka ismi bildirdiğinden bu kez alacaklı vekilinin bildireceği bankalardan, (hakkın) doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının sorulması ve bu alacakların (hakkın) doğum tarihinden 2. icra emrinin düzenlendiği 24.01.2012 tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının dosyaya celp edilen bankaların faiz oranları karşılaştırılarak bilirkişiye hesaplattırılması, öte yandan icra emrinde tüm alacaklar için işlemiş faiz talep edildiğinden yasal faiz uygulanacak alacakların 24.01.2012 tarihine kadar işlemiş faizlerinin de bilirkişiye hesaplattırılmasından sonra sonuca gidilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uygun düşmeyen hatalı bilirkişi raporuna dayanarak hüküm tesisi isabetsizdir.