8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2013/6506 E. , 2013/9859 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile Hazine aralarındaki dava hakkında ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 07.03.2012 tarih ve 10/21 sayılı hükmün Daire'nin 24.01.2013 gün ve 15263/770 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Davalı Hazine vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı, satın alma, bağış ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak, kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit ve tescil edilen 282 ada 10 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne, 282 ada 10 parselin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. Hükmün Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece 24.1.2013 gün 2012/15263 Esas ve 2013/770 Karar sayılı kararla onanmıştır. Davalı Hazine vekili bu defa zilyetlik olgusunun kanıtlanmadığı temyiz dilekçelerinde bildirdikleri hususların karşılanmadığını ileri sürerek Dairenin onama kararının kaldırılmasıyla hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davacı, dava dilekçesinde taşınmazın 40 yılı aşkın süre ile ... tarafından zilyet edildikten sonra 7.10.1983 tarihinde ... isimli dava dışı kişiye satılıp zilyetliğinin devredildiğini, onun da babası ... ’e sattığını, babasının da zilyetliği devam ettirdikten sonra 1986 yılında kendisine bağışladığını, o tarihten sonra da kendisinin kullanmaya devam ettiğini açıklayarak iptal ve tescili isteğinde bulunmuştur. Dava konusu 282 ada 10 parsel sayılı taşınmaz, 21.10.1996 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit edilmiş, ... Kadastro Mahkemesinde açılan tespite itiraz davası sonucunda kesinleşen hüküm sonucunda 9.3.2001 tarihinde Hazine adına tapuya tescil edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dava konusu parsele ait tutanak 9.03.2001 tarihinde kesinleşmiştir. İncelenmekte olan bu dava ise 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin kaçırılmasından sonra 5.05.2011 tarihinde açılmıştır. Anılan maddedeki 10 yıllık süre hak düşürücü nitelikte olup olumsuz dava koşuludur. Hak düşürücü sürenin gerçekleşmesi, işin esasının incelenmesini önler. Hak düşürücü süre tüm def'i ve itirazlardan önce nazara alınır. Bu nedenle; yargılama bitinceye dek hak düşürücü sürenin geçtiği taraflarca ileri sürülebileceği gibi, görevden ötürü hakim tarafından kendiliğinden de gözönünde tutulur. Davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucunda işin esasına girilerek, davanın kabulüne karar verilmiş olması ve Dairece maddi yanılgıya dayalı olarak hükmün onanması doğru görülmemiştir.
Davalı Hazine vekilinin karar düzeltme isteği açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulü ile Dairenin maddi hataya dayalı 24.1.2013 tarih ve 2012/15263 Esas, 2013/770 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA, Yerel Mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.