9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2011/31504 E. , 2013/27841 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret fark alacağı, fazla mesai ücreti, hafta tatil ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; müvekkilinin 01.01.2008-06.10.2009 tarihleri arasında davalı işyerinde asgari ücret karşılığı temizlik işçisi olarak çalıştığını, haklarının ödenmediğini, iş akdinin işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, fazla mesai yapmasına, ulusal bayram-genel tatil ve hafta tatillerinde çalıştığı halde karşılığı olan ücretlerin ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, fesih sonrası da karşılığı olan ücretlerin ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fark ücret, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram-genel tatil alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının ve Karşı Davanın Özeti:
Davalı vekili özetle; davacının 2009 yılının sonlarında haber vermeden işe gelmediğini, kesinlikle işe son verilmesinin söz konusu olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı yasal süresi içinde davalı temyiz etmiştir. E) Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Taraflar arasında davacının fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram-genel tatil alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı konusunda uyuşmazlık vardır.
Fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın, ulusal bayram ve genel tatiller çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ve ulusal bayram-genel tatil ücretinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte bordro gösterilenden başka çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin adı geçen alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram-genel tatil, hafta tatili ücret tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda; davacı ile şahsi ilişkileri olup işyeri çalışanı olmayan ve davacının çalışma düzeninin bilecek durumda bulunmayan davacı tanıklarının beyanlarına itibar ile fazla mesai, ulusal bayram-genel tatil alacaklarının hesaplanması hatalı olup davacının çalışma düzenini bilen davalı tanığının beyanına itibar edilerek ulusal bayram-genel tatil ücreti alacak talebinin reddine karar verilmesi gerekirken ve yine davalı tanığının beyanı dikkate alınarak fazla mesai alacağının tespiti gerekirken tüm tanık beyanlarına itibar edildiği söylenip genel bir ifade ile hazırlandığı anlaşılan bilirkişi raporuna itibarla yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
3.İhbar tazminatı için yasada uygulanacak özel bir faiz türü gösterilmediğinden bu alacak için yasal faize hükmedilmesi gerektiği halde ve davacının bu alacak kalemi için en yüksek işletme faizi talep etmesi karşısında, taleple bağlı kalınarak dava ve ıslah tarihlerinden ayrı ayrı yasal faizi aşmamak üzere işletme faizi işletilmesine karar verilmesi gerekirken HMK’nın 26. maddesinde belirtilen talep ile bağlılık kuralı aşılarak mevduata uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi, ayrıca fazla mesai ücreti, ulusal bayram-genel tatil ve ücret farkı alacakları için en yüksek mevduat faizini aşmamak üzere yasal faize hükmedilmesi gerekirken talep aşılarak doğrudan yasal faize hükmedilmesi hatalıdır. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 01.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.