8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2013/662 E. , 2013/18716 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ve ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının açılmamış sayılmasına dair ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 29.06.2012 gün 34/82 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 107 ada 1 parsel sayılı taşınmazın murisinden intikal ettiğini, zilyetliğinde bulunduğunu ancak kadastro çalışmaları sırasında davalı adına tescil edildiğini açıklayarak davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, dava konusu taşınmazın murisinden intikal ettiğini, buna ilişkin tapu kaydının mevcut olduğunu, davacının söz konusu taşınmazla ilgisi bulunmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının 25.08.2009 tarihli oturuma mazeret bildirmeksizin katılmama sebebi ile HUMK'nun 409. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davanın yenilenmesinden sonra yeniden takipsiz bırakıldığı gerekçesi ile HMK'nun 320/4 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Hüküm, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; mahkemece 25.08.2009 tarihli oturumda davacı ... tarafından takip edilmeyen dava dosyasının HUMK'nun 409.maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Dava, davacı tarafından 26.08.2009 tarihinde yenilenmiştir. 29.06.2012 tarihli oturumda davanın yenilenmesinden sonra yeniden takipsiz bırakıldığı gerekçesi ile HMK'nun 320/4. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki; eldeki dava 1086 sayılı HUMK’nun yürürlükte olduğu 26.02.2009 tarihinde açılmıştır. 1086 sayılı HUMK’nu yürürlükten kaldıran ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nun zaman bakımından uygulanmasını düzenleyen 448. maddesi "Bu kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır.’’ hükmünü içermektedir. 1086 sayılı HUMK’nun 409.maddesine göre davacının davasını iki defa takipsiz bırakması mümkün olup, derhal uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun yürürlükte olduğu dönemde davanın birden fazla takipsiz bırakılması mümkün değilse de, davacının 1086 sayılı HUMK dönemindeki kazanılmış hakkı da gözönünde bulundurularak HUMK’nun 409/6. fıkra ve maddesine göre dosyanın işlemden kaldırılmasına karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüne, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.