Esas No
E. 2012/11855
Karar No
K. 2013/10491
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2012/11855 E.  ,  2013/10491 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Tescil

... ile ... ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 14.06.2012 gün ve 101/204 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R

Davacı vekili, dava dilekçesine ekli krokide gösterilen 19.129 m2 yüzölçümlü tescil harici taşınmazın vekil edeni tarafından imar ve ihya edilerek fıstıklık niteliğiyle 40 yıldan uzun süredir nizasız fasılasız malik sıfatıyla kullanıldığını açıklayarak, bu yerin vekil edeni adına tapuya tescilini istemiştir. Davalı ... vekili duruşmada, davaya konu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... Tüzel Kişiliği'ni temsilen köy muhtarı duruşmada davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, ziraat bilirkişisi raporuna göre, dava konusu taşınmazın imar ve ihyasının 1999 yılında tamamlandığı, dava tarihine kadar 20 yıllık kazanmayı sağlayan zilyetlik süresinin dolmadığı açıklanarak davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava; TMK'nun 713/1, 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddeleri uyarınca tescil isteğine ilişkindir. Keşifte dinlenen yerel bilirkişiler ve davacı tanığı, davacının taşınmazda 30-40 yıldır çiftçilik yaptığını, bir iki yıl ekin ektikten sonra fıstık diktiğini, bugüne kadar davacının kullanımında olduğunu belirtmişlerdir.

Uyuşmazlık konusu ve tescili istenen taşınmaz bölümü 1974 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında paftasında tapulama harici alan olduğu belirtilerek tespit dışı bırakıldığına göre, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca imar ve ihyaya muhtaç yerlerden olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle imar ve ihyanın tüm koşullarının araştırılıp belirlenmesi zorunludur. Mahkemece, yapılan hava fotoğrafı uygulaması yetersiz olup uzman bilirkişiler marifetiyle uygulanmamıştır. Öte yandan, Mahkemenin hükmüne gerekçe olarak açıkladığı Ziraat bilirkişileri ...ve ...tarafından düzenlenen 15.05.2012 havaleli müşterek ek raporda; taşınmazda imar ve ihyanın kesin olarak ne zaman tamamlandığının tespiti için daha eski hava fotoğraflarının (1980'li yıllar) incelenmesi gerektiği belirtildiği halde, bu husus gözden kaçıralarak eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir. .//..

O halde; dava tarihinden geriye doğru en az 20-30 yıl öncesine ait (1978-1988 yılları arası) iki ayrı zamanda çekilmiş yüksek çözünürlüklü hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığı'ndan, aynı yıllar arasında düzenlenmiş fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların ise İl Kadastro Müdürlüğü'nden getirtilerek dosya arasına konulması, yeniden yapılacak keşifte Jeodezi ve fotogrametri uzmanı mühendisi aracılığıyla açıklanan hava fotoğrafları, Kadastro Müdürlüğü'nden getirtilecek paftaların birlikte uygulanması, hava fotoğraflarının çekildikleri, Kadastro Müdürlüğü'nden gelen paftaların ise, düzenlendikleri (1978-1988 yılları arasında düzenlenen paftalar olacak) tarihlere göre dava konusu taşınmaz bölümlerinin kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı, imar-ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı veya hangi nitelikte bulundukları konusunda tarafların ve Yargıtay’ın denetimine açık gerekçeli rapor alınması, imar ve ihyanın tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresinin dolup dolmadığının hesaplanması, daha önce götürülmeyen başka bir uzman bilirkişi ziraat mühendisi aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı incelenerek ve yukarıdaki açıklamalarda gözönünde tutularak, içerisindeki fıstık ağaçlarının ayrı ayrı yaşlarını ve sayısını belirten gerekçeli, denetime açık, karşılaştırmalı rapor istenmesi, teknik bilirkişinin rapor ve krokisi eklenerek çifte tapunun önlenmesi açısından davaya konu taşınmaz bölümünün tapuda kayıtlı olup olmadığının Tapu Müdürlüğü'nden sorulması, teknik bilirkişinin rapor ve krokisi esas alınmak suretiyle TMK. nun 713/4 ve 5. fıkralarına uygun bir biçimde yerel ve gazete ilanlarının yapılması, son ilan tarihinden itibaren üç aylık yasal sürenin beklenilmesi, itiraz yoluyla katılmak isteyenlerin durumlarının değerlendirilmesi, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekir. Eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.

Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 04.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.