8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2013/3228 E. , 2013/13489 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali
... ve ... aralarındaki itirazın iptali davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair ... 2. Aile Mahkemesi'nden verilen 13.12.2012 gün ve 304/1264 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, ... 5. Aile Mahkemesi'nin 2007/ 470 Esas, 2009/ 196 Karar sayılı dosyasında davalı lehine fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 23.220 TL katılma alacağına hükmedildiğini, davalının bu mahkeme kararına dayanarak davacı hakkında başlattığı ... 9.İcra Müdürlüğü'nün 2009/ 4086 Esas sayılı icra takibinin kesinleşmesiyle taraflar arasında haricen protokol düzenlendiğini, bu protokol uyarınca davacının davalıya 33.000 TL ödeme yaptığını, protokolün 4. maddesinde Yargıtay'da karar düzeltme incelemesinde bulunan ... 5. Aile Mahkemesi'nin 2007/470 Esas, 2009/ 196 Karar sayılı dosyasının davacı ... lehine sonuçlanması halinde ödenen 33.000 TL'nin Yargıtay Bozma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacıya iade edileceğinin kararlaştırıldığını, davanın karar düzeltme aşamasının davacı lehine sonuçlanmasından sonra düzenlenen protokole rağmen almış olduğu parayı ödememesi üzerine davalı hakkında ... 4. İcra Müdürlüğü'nün 2011/ 2155 esas sayılı icra takibinde bulunduklarını ve davalının itirazı üzerine takibin durmasına karar verildiğini açıklayarak davalının itirazının iptaline ve alacağın % 40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıda alınmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili davacı hakkında mahkeme kararına dayalı olarak başlatılan icra takibinin kesinleşmesinden ve Yargıtay'ın onama kararından sonra taraflar arasında düzenlenen protokol uyarınca davacı tarafından 33.000 ,00 TL ödemede bulunulduğunu, Yargıtay'ın karar düzeltme yoluyla yerel mahkeme kararını bozmasından sonra verilen red kararının halen temyiz aşamasında olduğunu, davacının hakkında açılan icra takibinde icra harç ve giderlerinden kurtulmak amacıyla ödemeyi haricen yaptığını, davacının İİK 40. maddesi uyarınca eldeki davayı açmakta hukuki bir yararının bulunmadığını bildirmiş ve davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının davalıya herhangi bir borcu bulunmadığından davalının icra takibine yönelik itirazının iptaline, ancak davalının kötü niyeti ispat edilemediğinden icra inkar tazminatının reddine karar verilmesi üzerine; hükmün kabule ilişkin bölümü davalı vekili ve redde ilişkin bölümü davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Toplanan deliler ve dosya kapsamından, taraflar arasında görülen mal rejiminin tasfiyesine ilişkin ... 5. Aile Mahkemesi'nin 04.03.2009 tarih ve 2007/ 470 Esas, 2009/ 196 Karar sayısı ile davacı aleyhine 23.000 TL katılma alacağına hükmedildiği, davalı tarafından bu hükme dayalı olarak başlatılan icra takibi sırasında kararın Daire tarafından onanması üzerine, taraflar arasında haricen protokol düzenlendiği, protokol uyarınca davacı tarafından davalıya 33.000 TL ödeme yapıldığı, protokolün 4. maddesinde Yargıtay'da karar düzeltme aşamasında olan davanın, davacı lehine sonuçlanması halinde davalıya yapılan ödemenin davacıya yasal faizi ile iade edileceğinin kararlaştırıldığı ve davanın davacı lehine sonuçlanmasına rağmen davalı protokolün 4. maddesinin gereğini almış olduğu 33.000 TL yi iade etmediğinden davacı tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı ve davalının icra takibine itiraz ederek takibin durmasını sağladığı saptanmıştır. Bu saptamalara göre, davacı ve davalı arasında mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan ve davacı lehine sonuçlanan bir alacak davası bulunmakta ise de, itiraza uğrayan icra takibi bu alacaktan bağımsız olarak taraflar arasında düzenlenen protokolden kaynaklanmaktadır. Bu protokol ile davacının katılma alacağından kaynaklanan borcu sona emekte ve buna karşılık şarta bağlı olarak davalının önceki borcun kaynağından bağımsız olmak üzere Yargıtayda bulunan dava dosyasının içeriğinden değil ama sonucundan kaynaklanan genel hükümlere tabi yeni bir borç ilişkisi kurulmaktadır. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere aile hukukundan (TMK.nun m.118-395) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını hükme bağlamıştır. Bu maddelerin kapsamı dışında kalan ve aile hukukundan kaynaklanmayan mal varlığına ilişkin davalara bakma görevi 6100 sayılı ...nun Geçici 1. maddesi uyarınca 1086 sayılı HUMK.nun 1 ve devamı maddelerine göre genel mahkemelere aittir. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınacağından Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine giren davaya Aile Mahkemesinde bakılıp yargılamaya devam ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüne, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-3 bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 24,30 TL peşin harcın davacıya, 565,15 TL peşin harcın davalıya iadesine 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.