2. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2018/4303
- Karar No
- 2018/10362
- Karar Tarihi
- 02.10.2018
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Aile Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
2. Hukuk Dairesi 2018/4303 E. , 2018/10362 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Tedbir Nafakası
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından; kusur belirlemesi, velayet, tazminatlar, nafakalar ve kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Tarafların, velayeti anneye bırakılan ortak çocukları ... 14.08.2007 doğumlu olup, görüşlerini oluşturma ve özgürce ifade etme yeteneğine sahiptir. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3. ve 6. maddeleri uyarınca çocuk, kendini ilgilendiren davalarda kendine danışılmak ve görüşünü ifade etmek hakkına sahiptir. Çocuğun çıkarma açıkça ters düşmediği takdirde ifade edeceği görüşe önem verilmelidir.
Bu itibarla; idrak çağındaki çocuğun mahkemece bizzat ya da istinabe yoluyla görüşüne başvurulması, velayetle ilgili tercihinin sorulması (Yargıtay HGK 16.03.2012 tarih e.2011/2-884-k. 2012/197 ile 22.01.2014 tarih e.2013/2-2085-k.2014/30 sayılı kararları) ve psikolog, pedagog veya sosyal çalışmacı niteliğindeki uzman veya uzmanlardan (4787 sayılı Kanun m.5) ortak çocukların anne ve baba yanındaki barınma ve yaşama koşullarını da değerlendirir içerikte sosyal inceleme raporu düzenlettirildikten sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip, ortak çocuğun ebeveynlerinden hangisi yanında kalmasının menfaatine olacağı tespit edilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.