5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2017/4015 E. , 2018/16838 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın usulden reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R - Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davaya bakmanın idari yargının görevi dahilinde olduğundan bahisle, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere, mahkemenin gerekcesine göre yapılan incelemede; Dava konusu taşınmazın özel parselasyon sonucu 13.06.1958 tarihinde oluştuğu ve ifraz beyanamesine göre terkini gerekirken maliki adına tescil gördüğü ve davacı tarafından16.02.1984 tarihinde satın alınmış olduğu anlaşılmıştır.
Kamulaştırma Kanununun 35. maddesi uyarınca, “İmar mevzuatı gereğince düzenlemeye tabi tutulan parsellerden düzenleme ortaklık payı karşılığı olarak bir defaya mahsus alınan yol, yeşil saha ve bunun gibi kamu hizmet ve tesislerine ayrılan yerlerle, özel parselasyon sonunda malikinin muvafakatı ile kamu hizmet ve tesisleri için ayrılmış bulunan yerler için eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamaz ve karşılığı istenemez.” Bu durumda; taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı iddiasına dayanan ve taşınmazın aynına ilişkin olan davada adli yargı görevli ise de; davanın yukarıda açıklanan nedenlerle esastan reddi gerekirken yargı yolu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğrudur.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 09/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.