9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2011/47040 E. , 2013/32707 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A)Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 15.06.1998 tarihinden beri aralıksız çalıştığını, davalı şirketin 11.05.2010 tarihli yazısı ile davacının aynı işyerinde çalışan...’a taciz olarak yorumlanabilecek davranışlarda bulunduğundan bahisle ve disiplin kurulu kararı doğrultusunda İş Kanunu madde 25/II-c uyarınca iş akdini feshettiğini, davacının işine varsayımlarla son verildiğini, gerçek olmayan beyan ve iftiralar nedeniyle şikayette bulunan... hakkında şikayette bulunulduğunu iddia ederek kıdem, ihbar tazminatı ve 2010 yılı Mayıs ayı ücret alacağının (550 TL) faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının 15.06.1998 tarihine işe başladığını, çalışmasının iş akdinin İş Kanunu madde 25/II-c gereğince feshedildiği 11.05.2009 tarihine kadar sürdüğünü, davacı iddialarının haksız ve yersiz olduğunu, diğer işçi... tarafından 06.05.2010 tarihinde bir dilekçe verildiğini,...’ın 11 yıllık evli olup 10 yaşında oğlu bulunduğunu, davacının savunmasının istendiğini, savunmasını yazılı olarak verdiğini, davacının tacizde bulunması nedeniyle konunun 10.05.2010 tarihli disiplin kurulunda görüşüldüğünü, TİS hükümleri 23 madde gereği sendika temsilcilerinin de katılımıyla İş Kanunu madde 25/II-c uyarınca iş akdinin feshine karar verildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C)Yerel Mahkeme Kararının Özeti. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile kıdem, ihbar tazminatı, ücret alacaklarının tahsiline, 353,63 TL ücret alacağının konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, ücret alacağı yönünden fazla talebin reddine karar verilmiştir. D)Temyiz: Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. E)Gerekçe:
Davacı vekili, müvekkilinin 15.06.1998 tarihinden beri aralıksız çalıştığını, davalı şirketin 11.05.2010 tarihli yazısı ile davacının aynı işyerinde çalışan...’a taciz olarak yorumlanabilecek davranışlarda bulunduğundan bahisle ve disiplin kurulu kararı doğrultusunda İş Kanunu madde 25/II-c uyarınca iş akdini feshettiğini, davacının işine varsayımlarla son verildiğini, gerçek olmayan beyan ve iftiralar nedeniyle... hakkında şikayette bulunulduğunu iddia ederek kıdem, ihbar tazminatı ve 2010 yılı Mayıs ayı ücret alacağının (550 TL) faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 15.06.1998 tarihine işe başladığını, iş akdinin İş Kanunu 25/II-c maddesi gereğince feshedildiği, davacı iddialarının haksız ve yersiz olduğunu, diğer işçi... tarafından 06.05.2010 tarihinde bir dilekçe verildiğini,...’ın 11 yıllık evli olup 10 yaşında oğlu bulunduğunu, davacının savunmasının istendiğini, savunmasını yazılı olarak verdiğini, davacının tacizde bulunması nedeniyle konunun 10.05.2010 tarihli disiplin kurulunda görüşüldüğünü, TİS hükümleri 23 madde gereği sendika temsilcilerinin de katılımıyla İş Kanunu madde 25/II-c uyarınca iş akdinin feshine karar verildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, kural olarak iş sözleşmesinin ihbar ve kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde son bulduğunu ispat külfetinin işverene ait olduğu, dosya kapsamına nazaran davalı işveren, iş yerinde çalışan... isimli şahsı davacının tutum ve davranışları itibarı ile TİS deki düzenlemeler gereğince hizmet akdinin haklı nedene dayalı olarak feshedildiği belirtilmiş ise de,... isimli işçinin davacının bu yöndeki davranışına yönelik herhangi bir resmi mercie şikayette bulunduğunun belirlenemediği, celp edilen ... CBS’nin 2010/48027 soruşturma nolu evrakının incelenmesinde müştekinin ...(davacı), şüphelinin..., suçun iftira-suç tasnii, suç tarihinin 05/05/2010 olduğu, C. Savcılığınca davacının şikayeti üzerine takipsizlik kararı verildiğinin sabit olduğu, gerek davacı ve gerekse davalı tanıklarının feshe dayanak yapılan olayla ilgili görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı, davalı tanığı ...’nın davacının iş yerinde başka bir bayana ya da...’a yönelik sırnaşık hal alan tavır veya davranışta bulunduğunu görmediğini açıkça belirttiği, davalı tanığı ...’ın,...’ın davacının davranışlarına yönelik işverene herhangi bir başvurusunun bulunmadığını beyan ettiği, bu itibarla soyut iddia dışında feshe gerekçe yapılan olayın davalı işveren tarafından ispatlanamaması göz önüne alındığında davacının ihbar ve kıdem tazminatına hak kazandığı, feshin haksız olduğu gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının tahsiline karar verilmiştir.
İşçi... tarafından işverenlik İnsan Kaynakları Müdürlüğüne sunulan 06.05.2010 tarihli dilekçede, 04.05.2010 tarihinde 07.00-15.00 vardiyasında mayonez ünitesinde çalışmakta olan ...’ın saat 14.15’te ünitesine acele bir şekilde girerek kendisine “bir kere” deyip üzerine geldiğini, kendisinin de dışarı çıkmasını tekrarlayıp onu kovduğunu, fakat kolunu tutarak “konuşalım” diye tekrarlaması üzerine kendisinin de koltuk ambarına kendisini attığını, ancak kendisinin hiçbir şekilde ona yaklaşmadığını, onu kışkırtacak davranışta bulunmadığını, kendisine sürekli konuşmak için yaklaşıp rahatsızlık vermekle kalmadığını, sinemaya gidelim, görüşelim diyerek tekliflerde bulunduğunu, kendisinin ise ona evli olduğunu tekrar etmesine rağmen ısrarcı tavırları karşısında rahatsız olduğunu ifade etmiştir.
Dosya içinde bulunan davacı işçiye ait 06.05.2010 tarihli savunmada, saat 14.00 sıralarında süt tozu ünitesine gittiğini, Sultan’ın yalnız olduğunu, cep telefonu ile oynamakta olduğunu, merhaba hoş geldin dediğini, kendisinin de merhaba dediğini, telefonunu almak için ona doğru uzandığını, yapma deyip kaçtığını, kendisinin de ne kaçıyorsun, bir bakacağım dediğini, yine kaçtığını, tamam sen kaçma ben gidiyorum dediğini, daha sonra gelip bana yanlış davrandın dediğini, kendisinin “tamam tamam” deyip gönderdiğini, yanlış bir şey yapmadığı için çok dinlemediğini, “tamam tamam ben hatalıyım, özür dilerim, bundan sonra samimiyet yok, merhaba merhaba o kadar” dediğini, samimiyetlerine dayanarak telefonunu alıp şaka yapmak istediğini, onun yanlış anlayıp, tacizde bulunduğunu sanıp kendisini şikayet ettiğini beyan etmiştir.
Yine dosyada bulunan 10.05.2010 tarihli disiplin kurulu kararından, davacının iş akdine İş Kanununun 25/II-c maddesi gereğince oybirliği ile son verildiği, fesih bildiriminin 11.05.2010 tarihli olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamından, davacının mayonez imalat ünitesinde, tacize uğradığı iddia edilen diğer işçi...’ın süt tozu paketleme işçisi olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Yalnız bir ortamda cereyan eden olay nedeniyle tanık bulunması beklenemez.
Davacı işçinin mayonez imalat ünitesinden tacize uğradığı ileri sürülen...’ın süt tozu paketleme bölümüne gittiği, gidiş nedenini açıklamadığı anlaşılmaktadır....'ın samimi anlatımları, davacının olaya ilşkin savunması tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde davacının iş akdinin feshinin haklı nedene dayandığı anlaşılmakla, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. F)Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.