Esas No
E. 2013/2955
Karar No
K. 2013/9659
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2013/2955 E.  ,  2013/9659 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/04/2010 gün ve 2006/883-2010/200 sayılı kararı onayan Daire’nin 09.11.2012 gün ve 2010/14031-2012/17821 sayılı kararı aleyhinde davacı ve davalılardan ... ile ... vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:Davacı vekili, müvekkil şirketin 14.07.2006 tarihli genel kurulunda davalılar hakkında sorumluluk davası açılmak üzere yetki verildiğini, bu bağlamda 31.03.2004 tarihli kasa sayımında şirket muhasebe kayıtlarında görülmekle birlikte 220,81 TL'nin mevcut olmadığının tespit edildiğini, yine sulh ceza mahkemesi tarafından tedbir kararı verildiği halde ...Holding A.Ş.'ne ödemeler yapıldığını, bu paraların halen tahsil edilemediğini, oluşan zarardan yönetim ve denetim kurulu üyelerinin sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle talebini 40.135,36 TL'na yükseltmiştir. Davalılar davanın reddini istemişlerdir.Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı ve davalılardan ..., ... vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2010/14031 E, 2012/17821 K sayılı ilamıyla değişik gerekçe ile onanmıştır. Davacı ve davalılardan ... ile ... vekilleri bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1.Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılardan ... ve ... vekilinin HUMK'nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin, davacı vekilinin ise kasa açığına yönelik karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

2.Anonim şirketlerde yönetim ve denetim kurulu üyeleri görevleri sırasında sebep oldukları zarardan dolayı şirkete, pay sahiplerine ve üçüncü kişilere verdikleri zarardan dolayı sorumludurlar. Sorumluluğun doğması bakımından öncelikli koşul, zararın olmasıdır. Zarar gören, bu zararının varlığını kanıtlamadır. Zararın varlığı sabit ise, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin zarardan sorumlu olduğu karine olarak kabul edilir. Yönetim ve denetim kurulu üyeleri, ancak kendilerine bir kusur izafe edilemeyeceğini kanıtlayarak bu sorumluluktan kurtulabilirler.

Mahkemenin kabulünün aksine, grup içi şirketlere aktarılan paranın şirket zararı olarak kabul edilmesi için yönetim kurulu üyeleri ve denetçiler aleyhine dava açılmadan önce esas borçlu dava dışı şirketler hakkında borcun takibi için harekete geçilmesinin ve bunun semeresiz kalmasının, başka bir ifade ile alacağın tahsil olunması için gereken tüm hukuki yolların tüketilmesinin davalıların sorumluluğuna gidilemesinin önşartı olarak kabulü veya grup şirketlerine aktarılan paranın şirketin ticari ilişkisinden dolayı yapılmış olabileceği ceza mahkemesince verilen tedbir kararının davalılara tebliğ tarihinin belirtilmediği gibi varsayımsal gerekçelerin kabulü olanaklı değildir.Bu durumda, mahkemece, uyuşmazlığın aydınlatılması yükümlülüğü çerçevesinde yukarıda anılan iddianın öncelikle davacı için bir zarar olup olmadığı varsa miktarının denetlenebilir bir şekilde gerektiğinde bilirkişi kurulu marifeti ile kuşkuya yer bırakmaksızın saptanması bu hususun şirket için bir zarar kalemi olarak kabulü halinde, yönetim ve denetim kurulu eski üyelerinin.

TTK'nun 336 vd. maddeleri bağlamında ispat külfeti ters çevrilmiş kusur sorumluluğu ilkeleri çerçevesinde, kusursuzluklarını kanıtlayamamaları halinde oluşan zarardan sorumlu olduklarının ilke olarak kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, bu yönden yanlış ilkeye ve eksik incelemeye dayalı isabetli olmayan yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

3.Öte yandan,

TTK’nun 359'ncu maddesi hükmü karşısında kabulün aksine denetim kurulu üyesi veya üyeleri sadece yıl sonlarında yönelim kurulunun yıl içindeki etkinliği hakkında denetim kurulu raporu hazırlayan kimseler olmadığı, esasen denetim görevine ilişkin kontrol ve uyarı sorumluluğunun süreklilik arzeltiği mahkemece gözardı edilerek, davalı denetim kurulu üyeleri hakkındaki davanın yazılı gerekçeyle reddedilmesi de keza doğru bulunmamıştır.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan ... ve ... vekilinin tüm, davacı vekilinin sair karar düzeltme isteğinin REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 09.11.2012 gün ve 2010/14031 E, 2012/17821 K sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, davacı taraf harç ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı ... ve ...'ndan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 10.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu TTK md.336 TTK md.359 K3506 md.442/3
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog