11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/3819 E. , 2013/3902 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ....11.2011 tarih ve 2009/311-2011/386 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 7270586 çek numaralı .../06/2009 keşide tarihli ...Bankası ... Şubesine ait çeki kaybettiğini veya çaldırdığını, davalı tarafın ise çekin kendilerinde olduğunu, ikinci ciranta olduğunu iddia ettikleri ...'tan çeki ciro yolu ile aldıklarını beyan ettiklerini, davaya konu çekin davacı adına düzenlendiğini, davacının çek hamili olup, çeki hiçbir şekilde ciro etmediğini, kimseye vermediğini ileri sürerek, çekin davacıya istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davada yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, davalının iyiniyetli olduğunu, ticari ahlaka ve hukuka uygun olarak hareket ettiğini savunarak, davanın reddini ve davacı aleyhine %40'dan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu çekin hamili ve ilk cirantasının davacı olduğu, çekteki imzanın davacı cirantaya ait olmadığı, bu durumda davacının, dava konusu çekten dolayı borçlu olmayacağından dava konusu çekin istirdadını isteyebileceği, ancak ...'nun 589. maddesinin amir hükmü karşısında ve dava konusu çekteki ciro silsilesi düzenli olduğuna göre ...'nun 598. maddesi uyarınca davalının iyiniyetli yetkili hamil sayıldığı, bu nedenle davacının, çekin istirdadı isteminde bulunamayacağı, fakat, davacı dava dilekçesinde açıkça, dava konusu çekten dolayı borçlu bulunmadığını iddia etmemiş ise de, "çoğa hakim olan aza da hakimdir." hukukun genel ilkesi gereğince çekin istirdadı isteminde, davacının borçlu bulunmadığının tespiti isteminin mevcut bulunduğunun kabulü gerekeceği, bu nedenle çekteki imzanın davacıya ait olmadığı anlaşıldığından davacının dava konusu çekten dolayı davalıya borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının icra takibine konu edilen dava konusu çek nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davacı yararına tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Davalı yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince, davacı taraf davada sadece 6762 Sayılı ...'nun 704. maddesi uyarınca istirdat talebinde bulunmuş olup, menfi tespit talebinde bulunmamıştır. Ayrıca, davalı tarafça davacıya yöneltilmiş bir ödeme talebinin varlığı da kanıtlanmış değildir. Böyle bir durumun söz konusu olmadığı bir halde menfi tesbite ilişkin talepte hukuki yarar da mevcut değildir. Mahkemece emsal alınan Dairemize ait 16.02.1998 tarih, 1997-10722 esas, 1998/919 karar sayılı ilamda davacı taraf dava dilekçesinde davalının davacı aleyhine icra takibine giriştiğini de ileri sürmüş bulunduğundan bu davada emsal olarak kabul edilemez. Bu itibarla, mahkemece karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nın 74. ve 6100 sayılı HMK'nın 26. maddelerine aykırı olarak talebin aşılması suretiyle davacının, davalıya çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.