Esas No
E. 2018/12843
Karar No
K. 2018/16814
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2018/12843 E.  ,  2018/16814 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : .........(...) 2. Asliye (Aile) Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, taraflar arasındaki mal rejiminin boşanma ile sona erdiğini beyanla mal rejiminin tasfiyesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere tasfiye sonucunda ortaya çıkacak 3.000 TL alacağın davalıdan tahsilini istemiş; tasfiyeye konu malvarlığını açıklamaya ilişkin beyanlarında ise 15 ada 2006 parsel üzerinde bulunan binanın yarısının davalıya ait olduğunu ancak davalının mal kaçırmak kastıyla tapuda devir yaptırmadığını açıklayarak, davacının oturduğu............ katı yönünden davacının payını talep ettiklerini bildirmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davacının davasının nafaka yönünden kısmen kabulü ile dava tarihinden itibaren hükmedilen 300 TL nafakanın karar kesinleştikten sonra 400 TL olarak ve yoksulluk nafakası adı altında devam etmek kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının mal rejiminin tasfiyesine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından mal rejiminin tasfiyesine yönelik talebe ilişkin olarak temyiz edilmiştir. Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir(6100 sayılı HMK 33. m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak isteğine ilişkindir.

1.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davacının 15 ada 2006 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binaya ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tanığı olarak dinlenen davalının kardeşi ... ile tarafların müşterek çocuğu ...'nun dava konusu 15 ada 2006 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binayı davalı ile davalının dayısı olan tapu kayıt malikinin birlikte yaptırdığını ifade ettiklerine, yargılama aşamasında dinlenen tanık beyanları ve özellikle davalının kardeşi olan tanığın beyanına göre davacının halen oturmakta olduğu binayı tapu kayıt maliki ile 1/2 oranında ortak olarak yaptırdığı anlaşıldığına göre Mahkemece, davacının söz konusu binaya ilişkin talebi hakkında bu husus dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde talebin tümden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle REDDİNE, taraflarca HUMK'nin 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 04.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.3 HMK md.33 K1086 md.428
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.