9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2018/6740 E. , 2018/16789 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın temyizen incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenilmiş ise de; HUMK'un 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine karar verilmiştir. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı işyerinde en son aylık brüt 4.349 TL ücretle çalıştığını, yazılı fesih ihbarnamesi ile 10.11.2010 tarihinde iş akdinin feshedildiğini, ...
10.İş Mahkemesi'nin 2010/857 Esas, 2011/321 sayılı kesinleşmiş kararı ile işe iadesine karar verildiğini, kıdem ve ihbar tazminatının bir kısmının fesihten sonra ödendiğini, ancak ... primi, prim alacağı ve fazla çalışma ücretinin ödemediğini iddia ederek, ... primi, prim alacağı ve fazla çalışma ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının şirkette üst düzey görev yapan ve Türkiye şartlarında yüksek düzeyde ücret alan bir kişi olduğunu, görev noktalarında emir ve talimat veren yönetici veya şirket ortağının bulunmadığını, çalışma şeklini kendisinin düzenlendiğini, ayrıca iş sözleşmesinde, "şirket tarafından tebliğ edilmedikçe hiçbir şekilde fazla mesai yapılamaz ve izinsiz, talimatsız olarak yapacağı fazla çalışmalar için ilave bir mesai ücreti talebinde bulunamaz." hükmünün bulunduğunu, davacının kendisinin belirlediği esnek çalışma saatlerine göre çalışması nedeniyle fazla çalışma ücretini hak etmediğini, başkaca alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece davanın reddine dair verilen ilk karar davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 30/11/2015 tarihli 2014/3038 Esas, 2015/33754 karar sayılı ilamı ile özetle; " ...Taraflar arasında davacının fazla mesai yapıp yapmadığı ve fazla mesai ücretine hak kazanıp kazanmadığı uyuşmazlık konusudur.
Dosyada bulunan organizasyon şemasına göre davacının üzerinde sırasıyla satış müdürü, bölge satış müdürü ve satış direktörü bulunduğu anlaşılmakta olup, ayrıca davalı tarafından dosyaya sunulan ibranamede de davacının fazla mesai alacaklarının aldığının yazılı olması ve iş sözleşmesinde yer alan fazla mesai düzenlemesi karşısında davacının kendi mesaisini kendi düzenleyen bir çalışan olmadığı anlaşılmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı tanık anlatımlarına göre davacının haftalık çalışma süresinin 45 saati aştığı görülmektedir. Mahkemece yapılacak iş haftalık 45 saatlik çalışma esası dikkate alınarak ve ara dinlenme süresi de düşülerek davacının 45 saati aşan fazla mesaisinin sadece zamlı kısmını hüküm altına almaktan ibarettir. Alacağın yazılı gerekçe ile reddi bozmayı gerektirmiştir. Taraflar arasında davacının ... primine hak kazanıp kazanmadığı uyuşmazlık konusudur.
Davacı 2010 yılı ile 4 aylık boşta geçen süreyi de kapsar şekilde 2011 yılı için ... primi alacağı isteminde bulunmuş, talep Mahkemece 2010 yılı performans değerlendirmesi olmadığından ... hesaplamasının hukuken mümkün olmadığı ve 4 aylık boşta geçen süre için ... primi hak etmediği gerekçesiyle reddedilmiş ise de, varılan sonuç hatalıdır.
Davalı 2010 yılı performans değerlendirmesi yapılmadığı için ödemeye yapılmadığını savunmuş olup, davalı tanığı istisnasız bütün şef ve yöneticilerin ... primi aldıklarını beyan etmiştir.
Buna göre gerekirse davalı işyerinde keşif yapılarak ve emsal işçilere yapılan ödemeler de gözetilerek 4 aylık boşta geçen süre de dahil olmak üzere talebin değerlendirilmesi gerekirken istemin eksik incelemeyle yazılı gerekçe ile reddi isabetsizdir. " gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma kararı sonrası mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne hükmedilmiş, bu ikinci karar taraflar vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 09/10/2007 tarihli 2017/25079 Esas, 2017/15094 Karar sayılı ilamı ile özetle; "...Mahkemece Dairemizin 30/11/2015 tarihli bozma kararından sonra 22/02/2017 tarihinde yapılan ıslaha değer verilerek karar verilmesi HMK'nın 177/1. maddesinin “Islah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir” hükmü ile “Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04/02/1948 tarih ve 1944/10 Esas, 1948/3 Karar sayılı ...'nın değiştirilmesine gerek olmadığına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 Esas, 2016/1 Karar sayılı ... ”karşısında isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma kararı sonrası mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne hükmedilmiştir. D) Temyiz: Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Mahkemece temyiz incelemesinden geçen ikinci kararda net 10.163,26 TL ... primi alacağı hüküm altına alınmıştır. Temyiz incelemesinde alacağın net miktar üzerinden hüküm altına alınması bozma nedeni yapılmamış ve davalı lehine usulü kazanılmış hak meydana gelmiştir. Bu husus gözden kaçırılarak bozma sonrası bu alacağın "net" denilerek ve fakat hükme esas alınan bilirkişi raporu hesaplamasından anlaşılacağı üzere "net 10.163,26 TL"nin brüt rakamı olan 14.808,70 TL üzerinden kabul edilmesi usulü kazanılmış hak ilkesine aykırıdır. F) SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 27/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.