15. Hukuk Dairesi
15. Hukuk Dairesi 2018/1298 E. , 2018/3937 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R -
Dava, davacıların arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin cezai şartı için düzenlenmiş ek protokole bağlı bonodan dolayı borçlu olmadıklarının tespiti taleplerine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulü ile davacı yararına asıl alacak üzerinden %20 oranında kötüniyet tazminata hükmedilmesine dair verilen hüküm, davalı vekilince temyiz olunmuştur.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle geçerli resmi şekilde yapılması öngörülen sözleşmenin değiştirilmesinin de 6098 sayılı TBK’nın 13. maddesi gereğince aynı şekle tabi olup, takip konusu bononun dayanağı olan ek protokolün adi yazılı olarak yapılmış olması sebebiyle geçersiz olmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir
2.İcra İflas Kanunu’nun 72/V. maddesi hükmünce menfi tespit davasının borçlu lehine hükme bağlanması halinde takipte bulunan alacaklının kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için takibin haksız ve alacaklının takipte kötüniyetli olması zorunludur. Somut olayda takip haksız ise de takip dayanağı bononun düzenlenmesinin nedeni olan ek protokolün geçerli olup olmadığı yargılamayı gerektirmekte olup davalının takipte kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından kötüniyet tazminatı koşulları oluşmamıştır. Mahkemece davacıların kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamıştır. Hüküm bu yönden bozulmalıdır. Ancak yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.