Esas No
E. 2013/2502
Karar No
K. 2013/9032
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2013/2502 E.  ,  2013/9032 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.10.2012 tarih ve 2011/335-2012/204 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkilinin, davalı şirketlerin ortağı ...'den olan alacağının tahsili için icra takibi yaptığını, borçlunun itirazı üzerine açılan dava sonucu 59.885 TL üzerinden takibin devamına karar verildiğini, takibin kesinleşmesi ile borçlunun davalı şirketlerdeki ortaklık payı üzerine haciz konulduğunu, davalı şirketlere ve diğer ortaklarına fesih ihbarında bulunulmasına rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek,

TTK 522 maddesi uyarınca davalı şirketlerin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili, davacının alacağının gerçek olmadığını, davacı ile borçlu ortağın işbirliği içerisinde olduklarını savunmuştur.

Mahkemece, iddia,savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirketlerin ortağı hakkında başlattığı icra takibinin kesinleştiği, anılan ortağın davalı şirketlerdeki tasfiye payının haczedildiği, davalıların fesih ihbarına rağmen süresi içerisinde borcun ödenmesi konusunda girişimde bulunmadıkları gerekçesiyle, davalı şirketlerin fesih ve tasfiyesine, dava dışı borçlu ortak ...'nin her iki şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

1.Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca açılan limited şirketin fesih ve tasfiyesi davasıdır.Davalı şirketlerin ortağının davacıya olan borcunun tahsili için başlatılan icra takibinde, borçlunun davalı şirketlerdeki hisselerine haciz konulduğu ve ortaklara TTK'nın 522. maddesine göre feshi ihbar tebligatlarının yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Bu tür uyuşmazlıklarda, alacaklının feshi ihbar yapması, limited şirketin münfesih duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez. Ayrıca fesih davasının açılması gerekir ve bu fesih davasında, alacaklı davacı olup, davalı olarak da limited şirketin yanında limited ortaklığın tüm ortaklarına husumet yöneltilmesi gerekmektedir.Somut davada husumet yalnızca fesih ve tasfiyesi istenen limited şirketlere yöneltilmiş, şirketlerin ortakları davada yer almamıştır. O halde, mahkemece davacı alacaklıya şirketlerin ortaklarına karşı da dava açması ve bu dava ile birleştirilmesini talep etmesi hususunda süre verilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu eksiklik giderilmeden işin esasına yönelik karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.

2.Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 17.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu TTK md.522
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog