11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/14672 E. , 2013/11998 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ...
13.Sulh Hukuk (...
2.Sulh Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 08/05/2012 tarih ve ... sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin murisi ...'in 28.12.2007 tarihinde vefat ettiğini, .'in 05.12.2007 tarihinde ... A.Ş'den ana parası 3.500,00 TL toplam geri ödemesi 4.395,00 TL olan ihtiyaç kredisi kullandığını ve aynı tarihte ...’ın çalıştığı... Sa Emeklilik ve Hayat A.Ş'ye kullanmış olduğu kredi için zorunlu olarak kredi hayat sigortası yaptırdığını ve primlerini ödediğini, ...’in vefatı üzerine müvekkillerinin davalı sigorta şirketine başvurarak vefat tazminatının ödenmesini talep ettiklerini, davalı sigorta şirketinin ise müteveffa sigortalının poliçe başlangıç tarihinden önce hipertansiyon hastası olduğu halde kredi hayat sigorta başvuru formunda söz konusu rahatsızlığını beyan etmediği, hayat sigortaları genel şartları madde C.2 /2.2 uyarınca beyan yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle TTK 1290 gereğince cayma-fesih hakkınının kullanıldığı ve poliçenin hükümsüzlüğü nedeniyle vefat tazminatının ödenmesinin mümkün olmadığının bildirildiğini; oysa ki müteveffa sigortalının hayat sigortası yaptırdığı tarihte hipertansiyon hastası olmadığını, sadece halsizlik nedeniyle başvurulan pratisyen hekim tarafından tansiyonunun düzene girmesi için geçici mahiyette iki defa ilaç yazıldığını, bu sorunun daha sonları düzeldiğini ve bir daha bu ilaçları kullanmadığını, müteveffanın kronik bir hipertansiyon hastası olması için devamlı ilaç kullanımının gerekli olduğunu, bu itibarla müteveffa sigortalının kendisinin bile unuttuğu bir tedaviyi sigortalayana beyan etmesinin söz konusu olamayacağını, bir an için bu hastalığın mevcut olduğu düşünülse dahi hastalığından haberdar olmadığını, bu nedenle sigortalayana bildirme şansı da bulunmadığını, bu itibarla davalının sözleşmeden cayma yada vefat tazminatı ödememesinin mümkün olmadığını, ileri sürerek, davalı sigorta şirketinin sigortalı müteveffanın mirasçıları olan müvekkillerine kredili hayat sigortası sözleşmesi uyarınca poliçede belirtilen teminattan şimdilik 4.395,00 TL'lik kısmının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müteveffaya ait sağlık karnesinin 5.sayfasında ve ... Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi'nin otopsi raporunda kişinin sigortalı tarafından beyan edilmeyen ve ölümüne neden olan yüksek tansiyon sonucu oluşan kalp-damar hastalığı sonucu vefat ettiğinin tespit edildiğini, buna göre başvuru formunun doldurulması tarihinden önce ölümüne sebep olan yüksek tansiyon sonucu oluşan kalp-damar hastalığı olduğunun açıkça anlaşılmasına rağmen poliçe başvuru formuna bu hususların beyan edilmediğini, bu nedenle ... Sigortaları Genel Şartları madde C.2/2.2 gereği vefat tazminatı ödenmesinin mümkün olamadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece,davacıların ,murisi ile davalı arasında imzalanan hayat sigorta poliçesi gereği, kredi sözleşmesinin tarafı olan poliçenin lehdarı banka şubesinin muvafakati de bulunmakla, artık davalı sigortanın sorumlu olduğu vefat tazminatını ödememe gerekçesinin yerinde olmadığı; yani muris Levent'in poliçe tarihinden önce ölüme sebep olan hastalığını bildiğini ve poliçe şartlarına aykırı davrandığının davalı tarafça ispatlanamadığı ve vefatın ilk yılda gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 3.500,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.