11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/14012 E. , 2013/12034 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
10.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.07.2012 tarih ve 2011/135-2012/423 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin iş yerinin davalı ... şirketi tarafından sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, iş yerine 22.01.2010 tarihinde hırsız girerek iş yerinde bulunan muhtelif emtiayı çaldığını, zararlarının davalı tarafça karşılanmadığını, oysa hırsızlık olayı nedeniyle oluşan zararın sigorta poliçesi kapsamında olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL'nin 08.02.2010 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında 06.06.2012 tarihli dilekçesiyle talebini 20.000 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu poliçede sigortalı sıfatına ...’ın sahip olduğunu, poliçede yer alan adreste bulunan davacı şirketin ise dava açma ehliyetinin bulunmadığını, bunun yanında hırsızlık olayına ilişkin ifade tutanakları incelendiğinde iş yerine ait kapının zorlandığı ancak malların kırılan vitrin camından çıkartılmış olduğunu, sigorta poliçesindeki hırsızlık fiilinin teminat altına alınabilmesi için sigortalı yerde kepenk, parmaklık, alarm sistemi, özel güvenlik ya da gece bekçisi unsurlarından en az birinin olması gerektiğini, aksi halde hırsızlık riskinin sigorta poliçesi teminatı kapsamı dışında kaldığını, hırsızlık olayının meydana geldiği yerde belirtilen unsurların olmaması nedeniyle davacının talebinin reddi gerektiğini, ayrıca çalındığı beyan edilen malların toplam ağırlığının 1.5 ton civarında olup kırılan camdan çıkartılmasının mümkün olmaması nedeniyle hırsızlığın şaibeli olduğunu, zarar miktarının da fahiş olup ispatlanması gerektiğini, olayda eksik sigorta bulunduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, poliçede davalı vekilinin iddia ettiği şekilde sigortalı yerde kepenk, parmaklık, alarm sistemi, özel güvenlik ya da gece bekçisi bulunması hususunda bir ön şartın düzenlenmediği, her ne kadar sigorta poliçesinde sigortalı olarak ... gösterilmiş ise de anılan şahsın davacı şirketin yetkili temsilcisi olduğu, hırsızlığın meydana geldiği yerinde davacı şirketin merkezi olduğu sigorta poliçesinin şirket adına tanzim edilmesi gerekli olduğu halde maddi hata neticesinde şirket yetkili temsilcisinin sigortalı olarak poliçede gösterildiği, bu durumun davada husumeti etkileyecek bir husus olarak görülmediği, vitrin camından çıkarılabilecek eşyalar ve hırsızlık tarihinde davacı sigortalının stok miktarının ne olduğu konusunda bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, buna göre davacının 42.691, 79 TL stok malının kaldığı ve çalındığı iddia edilen mal miktarı 33.322,00 TL olarak belirlenmiş olup, sigortalı işyerinden çıkartılması mümkün görülmeyen 1x95 + 16 mm2 XLPE kablosunun maliyet bedeli 8.176,00 TL bu miktardan indirildiğinde davacının zarar miktarının 25.146,00 TL olduğu, bunun yanında eksik sigorta hükümleri uygulandığında, davacının talep edebileceği tazminat miktarının (20.000,00 x 25.146,00 / 42.691,79) 11.780,25 TL olarak belirlendiği, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 11.780,25 TL'nin 26.02.2010 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine; karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.