8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2015/24118 E. , 2018/16382 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı 3.kişi vekili, müvekkiline ait işyerinde haciz işlemi yapıldığını, müvekkiline ait malların haczedildiğini, mahcuzlara ilişkin faturaların bulunduğunu iddia ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı 3. kişi ile borçlu arasında yapılan muvazaalı devir işlemi nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı ile borçlunun restaurant işletmeciliği yaptıkları, TK.
202.maddesine göre devralanın işletmenin borçlarından sorumlu olduğu, devir ile ilgili İİK.
44.maddesinde düzenlenen yasal işlemlerin yapıldığına dair delil bildirilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir Dosya kapsamına göre, davaya konu haciz işlemi sırasında davacı 3.kişi, borçlu şirketten isim hakkıyla birlikte malları satın aldığını ifade etmiş olup, hazır bulunan çalışan da “Biz burayı devraldık” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Bu durumda, devredilen işletmede haciz yapılabilmesi, devrin muvaazalı olduğunun iddia ve ispat edilmesine bağlıdır. Muvazaa iddiasının bulunmaması halinde alacaklının, tasarrufun iptali davası açarak alacağına kavuşma imkanı bulunduğu gibi, TBK ve TTK hükümlerine göre açılacak davalarda da devri yargılama konusu yapabilir.
Ayrıca, İİK'nin 44.maddesinde yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi işletmenin devrini sakatlamaz. Anılan hükmün yalnız cezai yaptırımı vardır. (İİK 337/a md) Aktiflerin devredenin malvarlığından çıkmamış kabul edilmesini, yani haczedilmesini sağlayacak tek yol, muvazaanın iddia ve ispat edilmesidir.
Bu bilgilere göre, temyize konu olayda davacı 3. kişi ile borçlu arasında danışıklı işlem olduğu, davalı alacaklı tarafından iddia edilmesine rağmen, muvazaa iddiasını ispat edebilecek herhangi bir delil dosyaya sunamamış, salt borcun doğumundan sonra devir işlemi yapılması muvazaa olgusunun ispatı için yeterli görülmemiştir. O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın kabulü yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile reddine yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır.