2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2006/20800 E. , 2007/16339 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Gayrimenkul Satış İptali
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine,peşin alınan harcın mahsubuna, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.22.11.2007 per. KARŞI OY YAZISı
Dava konusu taşınmazın aile konutu olduğu ve davacı eşin açık rızası alınmadan, hak sahibi olan davalı eş (koca) tarafından, üçüncü kişi durumundaki diğer davalı Ömer Gökhan’a 8.1.2002 tarihinde satış suretiyle devredildiği, bu devrin Türk Medeni Kanununun 194/1. maddesi uyarınca geçersiz olduğu tartışmasızdır. Esasen bu hususta sayın çoğunlukla aramda bir görüş ayrılığı bulunmamaktadır. Sorun, aile konutunu devralan üçüncü kişinin iyi niyetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Aile konutu olan taşınmazın tapu kütüğünde konutla ilgili bir şerh bulunmamaktadır. Bu durumda; kural olarak, taşınmazı devralan üçüncü kişi iyi niyetli ise, Türk Medeni Kanununun 1023. maddesi gereğince kazanımını korunacaktır. Ancak, devralan üçüncü kişi kötü niyetli ise, 1023 . maddenin sağladığı korumadan yararlanamaz. Asıl olan iyi niyetin varlığıdır. Ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyi niyet iddiasında bulunamaz. (TMK. m.3) Buradaki iyi niyet, taşınmazı devralan üçüncü kişinin, işlemi yaptığı kişinin evli ve yapılan işlemin aile konutuyla ilgili olduğunu işlem sırasında bilip bilmemesiyle ilgilidir. Kötü niyetin ispatı, bunu iddia edene düşer.
Toplanan delillerden, taşınmazı devralan üçüncü kişinin, devredenin akrabası olduğu ve işlem sırasında, O’nun davacı ile evli olduğunu, fakat bir başka kadınla evlilik dışı yaşadığını bildiği, devir işleminin yapıldığı gün, devredenden tahliye taahhüdü de aldığı, 8.1.2002 tarihli bu tahliye taahhüdünde yer alan, taahhütte bulunanın “..oturmakta olduğum konutu....tarihinde tahliye edeceğim...” şeklindeki beyanının, yapılan işlemin aile konutuyla ilgili olduğunu açık ve tereddüde yer bırakmaksızın gösterdiği anlaşılmaktadır. Davalı üçüncü kişi, bu delilleri çürütücü bir kanıt da ortaya koyamamıştır. Taşınmazı devralan davalı (üçüncü kişi) Ömer Gökhan’ın işlem sırasında kötü niyetli olduğu kanıtlanmıştır. Kazanımı korunamaz. İsteğin kabulü ile dava konusu taşınmazın üçüncü kişi üzerindeki tapu kaydının iptaline, diğer davalı koca adına tesciline karar verilmesi gerekirken, davanın reddi usul ve yasaya aykırıdır. Hükmün açıklanan sebeple bozulması gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmıyorum.