11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/5308 E. , 2013/4684 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
40.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07.02.2012 tarih ve 2011/453-2012/20 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin, davalı bankanın ... Şubesi’nin müşterisi olduğunu, 27.08.2003 tarihinde şirket yetkilisinin izni ve bilgisi olmaksızın üçüncü kişiler tarafından internet yoluyla hesaptan para çekildiğini, davalıya müracaat edilmesine rağmen müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı bankanın elektronik bankacılık sistemi için yeterli derecede güvenli bir ortam yaratmadığını, bu nedenle müvekkilinin zararından davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, ....000 TL’nın 27.08.2003 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın, haksız fiilden kaynaklandığının kabulü halinde BK’nın 60. maddesi gereğince zamanaşımına uğradığını, mevduat sözleşmesine dayandığının kabulü halinde ise müvekkili bankaya atfedilebilecek bir kusur olmadığından reddinin gerektiğini, zira müvekkilinin sistemin güvenliği için tüm önlemleri aldığını, kusurun davacıda olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; çok kısa sayılabilecek bir süre içerisinde davacının hesabından 7 ayrı işlem yapılması işlemini fark eden bir güvenlik sisteminin davacı bankada bulunmadığı, internet dolandırıcılığının davacı şirket yetkilisinin davalı banka şubesine müracaat etmesi sonucu tespit edildiği, dosya kapsamından, davacı kullanıcı bilgilerinin ne şekilde ve hangi kanaldan .... şahısların eline geçtiğinin somut olarak ispatlanamadığı, ancak taraflar arasındaki mevduat sözleşmesi gereği bankanın kendisine emanet edilmiş bulunan parayı korumakla yükümlü olduğu, BK m 96 hükmünün bir gereği olarak davalı bankanın sözleşmeye aykırı bu durumun ortaya çıkmasında herhangi bir kusurunun mevcut olmadığını ispat etmesi zorunluluğu bulunduğu,davalı bankanın her ne kadar davacının banka hesabına gayrı kanuni bir şekilde girilmiş olmasının, davacının şifrelerini usulünce muhafaza etmemesinden kaynaklandığını iddia etmiş ise de, mevcut dava dosyası içerisinde bu iddiayı ispata yarayacak herhangi bir delilin bulunmadığı, söz konusu işlemlere ilişkin bütün kayıtların davalı bankanın hukuki egemenlik alanında ve kontrolünde bulunduğu, bankaların kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlü olduğu usulsüz işlemle çekilen paraların aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağının aynen devam ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.