11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/14274 E. , 2013/11627 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/03/2012 tarih ve 2011/319-2012/163 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, yurtdışında çalışıp orada yaşayan müvekkilinin zaman zaman ...'ye geldiğinde davalı bankanın ... Şubesi nezdinde vadeli ve vadesiz hesaplar açtırarak paralar yatırdığını, müvekkilinin 9 yıl kadar önce vadeli olarak yatırdığı 29.000 TL parayı 2010 yılında tahsil etmek üzere davalı banka şubesine gittiğinde ilçede birden fazla ... isimli kişi bulunması ve paranın müvekkiline ait olup olmadığının tespit edilemediği gerekçesiyle ödeme yapılmadığını belirterek müvekkilinin davalı banka Boğazlıyan şubesindeki tüm vadeli ve vadesiz hesaplarının, bu hesaplardaki para miktarının ve bu paranın müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının herhangi bir sözleşme, hesap cüzdanı vs. sunamadığını, tam olarak ne kadar para yatırdığını ve ne zaman yatırdığını hatırlayamayan bir kişinin iyi niyetli olmayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ispat yükü kendisinde bulunan davacının hesabın kendisine ait bulunduğunu ispat için hiçbir delil sunamadığı, aynı isimde birden fazla talepte bulunan iddia sahibi bulunduğu, kimin gerçek hak sahibi olduğunun tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının davalı banka nezdinde bulunduğunu iddia ettiği vadeli ve vadesiz hesaplarının, bu hesaplarda yer alan para tutarlarının ve bu paraların davacıya ait olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile esasa girilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacının tespit davası açmakta hukuki yararının bulunması dava şartıdır. Açılan bir tespit davasında hukuki yararın olup olmadığı, davanın her aşamasında re’sen gözetilir. Bu durum karşısında, davacının eda davası açabilecekken tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı gözetilerek esas hakkında incelemeye girişilmeden, davanın usulden ve dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemenin davanın ispatlanamadığı yönündeki red gerekçesi yerinde değil ise de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün HUMK’nun 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.