2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2018/247 E. , 2018/12503 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, manevi tazminat talebinin reddi ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Mahkemece verilen 21.10.2014 tarihli karar, davalı-karşı davacı kadın tarafından erkeğin boşanma davasının kabulü, tazminatların ve nafakaların miktarı, erkeğe ait taşınmazlara ilişkin kurulan hüküm yönünden; davacı-karşı davalı erkek tarafından ise katılma yoluyla kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar, kendisine ait taşınmazlarla ilgi kurulan hüküm yönünden temyiz edilmiş, Dairemizin 2016/1462 esas, 2016/7484 karar sayılı ilamıyla erkeğin boşanma davasının reddi gerektiği, kadın yararına hiikmolunan manevi tazminat, kadın yararına hükmolunan yoksulluk nafakası miktarı ve erkeğe ait taşınmazlara yönelik hüküm tesis edilmesi yönlerinden bozulmuş, diğer yönlere ilişkin olarak ise hüküm onanmıştır. Bozulmasına karar verilen hususlar yönünden yeniden yapılan yargılamada kesinleşen kısımlar hakkında hüküm kurulamaz. Mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın kesinleşen tedbir nafakası yönünden yeniden karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3.Mahkemece uyulan Dairemizin 2016/1462 esas, 2016/7484 karar sayılı bozma ilamında davalı-karşı davacı kadın yararına hükmolunan yoksulluk nafakasının çok olduğu belirtilmiş, temyiz edilen hükmün bu yön ve diğer bozma sebepleri dışında kalan bölümleri onanmıştır. Bozma ilamına uyulmakla kadın yararına yoksulluk nafakası bakımından usuli kazanılmış hak meydana geldiği gözetilerek kadın yararına bozma ilamı doğrultusunda uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken kadının yoksulluk nafası talebi hakkında karar verilmemesi doğru görülmemiştir.