8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2018/2111 E. , 2018/16801 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04.10.2018 ... günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı ... bizzat ve karşı taraftan davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı vekili, davaya konu edilen 183 parsel sayılı taşınmazın, üzerindeki idare binası ve fabrikası ile birlikte vekil edeni tarafından 08.04.2014 tarihinde satın alındığını, satın aldıktan sonra davalıların zilyet ettiklerini gördüğünü ve ihtarname keşide ettiğini, buna rağmen davalıların taşınmazı tahliye etmediklerini açıklayarak, davalıların el atmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan ... vekili, davaya konu taşınmazın, .........'ın borcundan dolayı ......... A.Ş'ye satıldığını, .........'nın da taşınmazı davacıya sattığını, satışın gayrimenkule ilişkin olduğunu ve içindeki makine ve araçları kapsamadığını, makinelerın vekil edenine ait olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalılardan ... vekili, taşınırların davalılara ait olduğunu, satışa konu edilmediğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK'nin 140.maddesinde; “ (1) Hâkim, ön inceleme duruşmasında, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar verebilmek için gerekli görürse tarafları dinler; daha sonra, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder. ……….(3) ön inceleme duruşmasının sonunda, tarafların sulh veya arabuluculuk faaliyetinden bir sonuç alıp almadıkları, sonuç alamadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanakla tespit edilir. Bu tutanağın altı, duruşmada hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür.” hükmü getirilmiştir.
Davacı taraf, dava dilekçesinde her ne kadar el atmanın önlenmesi talebinde bulunmuş ise de; 08.09.2015 tarihli ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlık konusu “davaya konu ve satışa konu olan fabrikanın içerisindeki makinaların mülkiyetinin kime ait olduğu” şeklinde tespit edilmiştir.
TMK’nin 686.maddesine göre, “Bir şeye ilişkin tasarruflar, aksi belirtilmedikçe onun eklentisini de kapsar. Eklenti, asıl şey malikinin anlaşılabilen arzusuna veya yerel adetlere göre, işletilmesi, korunması veya yarar sağlaması için asıl şeye sürekli olarak özgülenen ve kullanılmasında birleştirme, takma veya başka bir biçimde asıl şeye bağlı kılınan taşınır maldır.” Dosya arasında bulunan bilirkişi raporlarına göre, davaya konu makine ve teçhizatların eklenti niteliğinden olduğu tespit edilmiştir.
Somut olayda, davaya konu makine ve teçhizatların satış kapsamı dışında tutulduğuna ilişkin olarak satış işlemi sırasında yapılan bir anlaşma bulunmadığı gibi, davalılar tarafından da söz konusu makine ve teçhizatların kendilerine ait olduğu hususu ispat edilebilmiş olmadığından, fabrika binasına ilişkin tasarrufun eklentiyi de kapsadığının anılan kanun hükmü uyarınca kabulü ile, neticede davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı ve yerinde olmayan gerekçeler ile ret kararı verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nin 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine
ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 04.10.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.