11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/7504 E. , 2013/11699 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
32.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/11/2011 tarih ve 2011/286-2011/101 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, davalı bankanın 29.11.2001 tarihli protokol ile müvekkiline 2.495.000 Euro ihracaat kredisi kullandırmayı taahhüt ettiğini, ancak davalının bu krediyi fiilen vermeyip, müvekkilinin bilgisi ve talimatı dışında eski kredinin kapatılmasında kullandığını, ihracaat kredisinin başka bir ihracaat kredisi ile kapatılamayacağını, davalının eyleminin protokol hükümlerine ve Türk Parasının Kıymetinin Korunması mevzuatına aykırı olduğunu, davalı bankanın müvekkili hakkında takip yapıp, fahiş oranda faiz talep ettiğini, davalının ...
2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/364 esas sayalı dosyasında açtığı davanın kabul olunarak kesinleştiğini, ancak söz konusu davada Türk Parasının Korunması Kanunu ve ilgili mevzuata yönelik savunmalarının başka bir davanın konusunu oluşturacağından bahisle dinlenmediğini, oysa davalının hakkını açıkça kötüye kullanıp, bir çok yasayı ihlal ettiğini ileri sürerek, davalının eyleminin protokol hükümlerine ve Türk Parasının Korunması Kanunu'a aykırı olduğunun tespitine, kesinleşen ...
2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/364 esas sayalı dosyasıyla davalının müvekkili zararına olarak, özellikle faizler yönünden elde ettiği menfaatin haksız olduğunun tespitine, uğranılan zarar karşılığı şimdilik 10.000 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, birleşen davasında ise davalı bankanın müvekkilinin lehtarı, dava dışı ... A.Ş'nin muhatabı olduğu iki adet teminat mektubunu usulsüz olarak tazmin edip, müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu belirterek, davalının teminat mektuplarını haksız olarak tazmin ettiğinin ve ödediği miktarın tespitine, davacının bu yüzden uğradığı zarar karşılığı şimdilik 10.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kesin hüküm nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davacının iddiasının aksine kesinleşen kararda davacının iş bu davadaki iddialarının başka bir davanın konusu olduğu belirtilmeyip, davacının o davadaki savunmasında dayandığı Hazine Kontrolörü raporundaki tespitlerin ayrı bir soruşturma konusu olduğunun açıklandığını, davacının aynı konuda ...
13.Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı davanın reddedildiğini ve halen temyiz aşamasında bulunduğunu, taraflar arasındaki protokolün amacının, davacının önceki kredi borcunun tasfiye edilmesi ve böylece davacıya yeni bir vade tanınması olduğunu, kredinin ödenmemesi nedeniyle uygulanan faizin sözleşmeye uygun olduğunun kesinleşen kararla sabit olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, birleşen dava yönünden ise teminat mektuplarının tazmininde bir usulsüzlük bulunmadığını, kaldı ki teminat mektuplarının tazmini sebebiyle oluşan banka alacağının diğer alacaklarla birlikte...
10.İcra müdürlüğünün 2003/3061 E sayılı takip dosyasında takip konusu yapıldığını, itiraz üzerine ...
2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/364 esas sayılı dosyasında görülen itirazın iptali davasında konunun tartışıldığını ve davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, böylelikle teminat mektupları yönünden de kesin hüküm oluştuğunu, mektupların tazmininden yedi yıl geçtikten sonra dava açılmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu, savunmuştur.
Mahkemece, iddia,savunma,toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın suç teşkil eden bir eyleminin bulunmadığı,davaya konu protokolün, davacı firmanın eski kredi borçlarının kapatılması ve kredi borçlusu davacı şirkete vadeye yayılan bir tasfiye süreci içinde kredi borçlarını ödeme şansı tanıma amacıyla yapıldığının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla sabit olduğu, taraflar protokolü imzalarken Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu'na aykırı davranmış olsalar dahi, bu hususun ayrı bir soruşturma konusu olacağının ve davalıların davacı bankaya olan borçlarını ortadan kaldırmasının mümkün olmadığının ... 2 ATM'nin 2003/364 esas ve 2007/336 karar sayılı kesinleşen kararı ile tespit edildiği, birleşen davanın konusunu oluşturan iki adet teminat mektubuna ilişkin davacı taraf iddialarının gerçeği yansıtmadığı, zira davalı bankanın garanti veren sıfatıyla muhatap tarafından riskin gerçekleştiğinin bildirilmesi üzerine kayıtsız şartsız ödeme taahhüdü gereği garanti edilen tutarı ödeme zorunluluğu bulunduğu, davalı bankanın teminat mektupları ile garanti edilen risklerin gerçekleşip gerçekleşmediğini araştırması ya da tartışma konusu yapmasının mümkün olmadığı, davacının muhatap şirkete hiçbir borcu bulunmadığı iddiasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacının muhatap firma ile ilişkisi olmasa ve borçlanma riski bulunmasa idi muhatap firma lehine teminat mektubu düzenlenmesi talebinde bulunmayacağı gibi, anılan teminat mektuplarını da muhatap firmaya teslim de etmeyecek olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, teminat mektuplarına yönelik taleple ilgili olarak taraflar arasında ...
2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/364 esas sayılı dosyasında görülen davada, teminat mektuplarından kaynaklanan borcun davacıya ait olduğu kabul edilerek bu hususta verilen kararın kesinleşmiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.