8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2018/6251 E. , 2018/15579 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı, kayden maliki olduğu ... parsel sayılı taşınmaza davalı tarafından müdahalede bulunulduğunu ileri sürerek davalının taşınmazına yapmış olduğu el atmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı,davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, ... numaralı parselin köşe noktalarının ... numaralı parselin maliki olan davacı ...’ın taşınmazına denk geldiği, 0153,69m2’lik alanın davalı ...’nun maliki olduğu ... parsel sınırları içerisinde kaldığı anlaşıldığından, davanın kısmen kabulü ile, davacı ...’ın davalı ...’nun ... numaralı parseline yapmış olduğu 0153,69m2’lik kısmının tecavüzünün menine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, mülkiyet hakkından kaynaklanan çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi isteğine ilişkin olup; Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmış ve karara bağlanmıştır. 6100 sayılı HMK'nin 2.maddesinde “davanın konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı yasanın 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince, görev dava şartlarından olup mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında istek olmaksızın kendiliğinden araştırmalıdır.
Somut uyuşmazlığa gelince; davacı 6100 sayılı HMK’nin yürürlük tarihinden sonra 30.07.2013 tarihinde, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi isteğiyle dava açtığı, bu tür davaların Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi mümkün olmadığından, davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu anlaşılmakla, dava şartının yokluğu nedeniyle davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.