8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2018/13589 E. , 2018/17139 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :......... Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R
Asıl dosyada davacı -birleşen dosyada davalı alacaklı vekili; haczedilen menkullerin 3. kişiye ait olmayıp borçluya ait olduğunu, haciz sırasında borçluya ait çok sayıda evrak bulunduğunu, borçlu ......... ile 3. kişi ......... ortaklarının aynı olduğunu, aynı yerde faaliyet gösterdiklerini belirterek, İİK'nin 99. maddesine dayalı olarak 3. kişinin istihkak iddiasının reddi ile tazminata karar verilmesini birleşen davanın ise reddini talep etmiştir.
Birleşen dosyada davacı -asıl dosyada davalı üçüncü kişi vekili; haczedilen malların borçlu .........e ait olmadığını, kendi .........lerine ait olduğunu, faturalarının bulunduğunu belirterek hacizlerin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini, asıl davanın ise reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda, asıl ve birleşen davaların reddine ilişkin verilen karar, alacaklı ve üçüncü kişi vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiş, Dairemizin 22.9.2016 tarih ve 2015/ 21988 Esas 2016/ 12535 Karar sayılı ilamı ile, dava konusu haczin dayanak ilamda yazılı adreste yapıldığı, haciz sırasında borçlu .........e ait birçok belge bulunduğu, borçlu ......... ile davacı 3. kişi .........in ortakları ile faaliyet konularının aynı olduğu, her iki .........in borcun doğum tarihini de kapsayacak şekilde 10.02.2004 tarihinden 04.05.2007 tarihine kadar aynı yerde faaliyet gösterdikleri anlaşıldığından borçlu lehine olan yasal karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olan davalı 3. kişi tarafından sunulan faturalar ve tanık beyanlarının karinenin aksini ispata yeterli olmadığı, ayrıca ......... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/330 Esas sayılı dava dosyasında görülen menfi tespit davasında 3. kişi ......... ile borçlu ......... arasında asıl işveren -alt işveren ilişkisi olduğunun hükmen tespiti karşısında, asıl dosyada davanın kabulü gerektiğinden alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın bozulmasına, davacı 3. kişinin istihkak davası açmakta hukuki yararı olduğu kabul edilmekle birlikte yukarıda yer verilen gerekçelerle 3.kişi .........in açtığı davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanlışa düşülerek yazılı gerekçeyle reddi doğru değil ise de, ret kararı sonucu itibari ile doğru görüldüğünden 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak, asıl dosyada davacı alacaklının davasının kabulü ile 3.kişinin istihkak iddiasının reddine, birleşen dosyada ret kararına ilişkin temyiz istemi Yargıtay 8.Hukuk Dairesinin 22/09/2016 tarihli 2015/21988 Esas -2016/12535 Karar sayılı kararı ile reddedildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş karar davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Asıl dava, alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı olarak açtığı istihkak iddiasının reddi; birleşen dava ise, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Her ne kadar mahkemece bozma ilamına uygun olarak karar verilmiş ise de, davalı 3.kişi tarafından dayanak ilamın Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 11.3.2010 tarih, 2008/ 16338 Esas, 2010/ 6501 Karar sayılı kararı ile bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uygun olarak davanın kısmen kabulüne karar verildiği, bu karar dayanak yapılarak ......... 3.......... Müdürlüğünün 2013/ 10567 sayılı dosyası ile takip başlatıldığı ve anılan takipte dosya borcunun ödendiği belirtilmiş, buna ilişkin olarak da 11.12.2013 tarihli ödeme makbuzu sunulmuştur. Bu durumda, dosya borcunun ödenip ödenmediğinin netleştirilmesi, eğer anılan dosyaya ödeme yapıldı ise eldeki davaya konu takip borcu da ödenmiş sayılacağından davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve yargılama gideri ile vekalet ücreti yönünden de 6100 sayılı HMK'nin 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre karar verilmesi aksi halde ödeme yapılmamış ise bozmaya uygun olarak karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nin 366. ve HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
.