8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2018/2064 E. , 2018/16700 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 03.10.2018 ...... günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Av. ... ve karşı taraftan davacı vekili Av. ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; vekil edeninin 5613 ada 6 parsel 3. kat 12 nolu bağımsız bölümün 26.8.2009 tarihinden bu yana maliki olduğunu, davalı tarafından haklı bir nedene dayanmaksızın kullanıldığını ileri sürerek, davalının bağımsız bölüme el atmasının tahliye suretiyle önlenmesine, 26.8.2009 tarihinden itibaren ödenen toplam 10.450 TL tutarında apartman aidatının tahsili ile, haksız kullanım nedeniyle ihtarnamenin tebliğinden itibaren fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak olarak şimdilik 1000 TL ecrimisilin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, ecrimisil talebini 131.412 TL olarak arttırarak toplam 141.862 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davaya konu taşınmazın muvaazalı olarak satıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile, davaya konu 1964 sok. No: 40 D: 12 'de bulunan taşınmaza davalı tarafından müdahalenin menine, bağımsız bölümden tahliyesine, ecrimisil bedeli olarak 131.412 TL ve aidiat bedeli olarak 10.450 TL olmak üzere toplam 141.862 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi üzerine, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve alacak isteklerine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu ......... sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı ......... geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK'nin 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı) 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar. Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nin 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir. Eğer, özellikle arsa ve binalarda ......... esasına göre talep varsa, taraflardan emsal ......... sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki ......... bedelleri araştırılıp, varsa emsal ......... sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir. İlke olarak, ......... geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği ......... parası, emsal ......... sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ......... artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir. Ne var ki, somut olayda Mahkemece hükme yeterli bir araştırma yapıldığı söylenemez. Hükme esas alınan 06.11.205 havale tarihli inşaat bilirkişi raporunda; ecrimisil hesaplamasına ilişkin olarak emsal olabilecek dava konusu taşınmazın bitişiğindeki 5 yıldır aynı dairede oturan .........cının ödediği aylık ......... bedelinin 2014 yılında 2500 TL tutarında olduğu ve dava konusu taşınmazın 2014 yılında ......... bedelinin 2500 TL olabileceği belirtildikten sonra raporun 3. sayfasında davaya konu mesken için 2 ayrı sözleşme bulunduğu, 2009 yılında aylık ......... bedeli 450,00 TL, 2010 yılında 350 TL olduğu, 2010 yılında imzalanan sözleşmenin emsal alınması gerektiği açıklanmış, ecrimisil hesabında ise 2014 yılına ilişkin emsal olan aylık 2500TL ......... bedeli uyarlanarak 20.11.2009 ile dava tarihi olan 20.11.2014 tarihleri arasındaki ecrimisil tutarı hesaplanmıştır. Bilirkişi raporu çelişkili ifadeler içermekte olup, denetime elverişli olmadığı gibi, 2009 yılına ilişkin ilk dönem ecrimisil tutarının belirlenip, sonraki dönemler için ecrimisil değerinin, ilk dönem için belirlenen miktara ......... artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere hesaplanması gerekirken, geriye dönük olarak hesap edilmiş olması doğru görülmemiştir. Hal böyle olunca, Mahkemece gerekli görüldüğü halde mahallinde yeniden keşif yapılarak,...........................den oluşan üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden yukarıda belirtilen ilkeler ve olgular doğrultusunda bilimsel verilere uygun, denetime elverişli şekilde ecrimisil hesabı konusunda rapor alınması, ondan sonra varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporu ile yetinilerek sonuca gidilmiş olması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.