8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2017/7672 E. , 2018/16088 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ölü Olduğunun Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... Defterdarlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Dava dilekçesinde, ... kızı ...'in veraset ilamının çıkarılabilmesi için nüfus kayıtlarında ölüm araştırması bulunan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'nın ölü olduklarının tespitine karar verilmesi istenmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucu doğum tarihleri 1900 yılı öncesi olanların doğum tarihleri dikkate alınarak ölü olduklarının tespitine karar verilmiştir.
Dava, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36. maddesi kapsamında nüfus kayıtlarında sağ gözüken kişilerin ölü olduklarının tespiti istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 106.maddesinde, gereği bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının veya yokluğunun tespit davası yolu ile mahkemeden istenebileceği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 44/2. maddesi gereği her ilgilinin cesedi bulunamayan kişinin ölü veya sağ olduğunun mahkemece tespitini dava edebileceği ve gerçek durumu göstermeyen nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin olarak 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36. maddesinde; nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının, düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmî dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılacağı kayıt düzeltme davalarının, nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru huzuru ile görüleceği ve karara bağlanacağı, hükme bağlanmıştır. Nüfus kaydındaki düzeltme ve tespit davaları kamu düzeni ile yakından ilgili olduğundan mahkemeler hiçbir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorundadır. Bilindiği üzere, bir davanın görülebilmesi için öncelikle davada taraf teşkilinin sağlanması gereklidir. Mahkemece taraf teşkili sağlandıktan sonra tüm deliller toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden muris ... kızı ...'in ... ... Şahkulu Mah. 283/11 parseldeki 52/920 payı yönünden ... Defterdarı kayyım atanmıştır. İş bu kayyımlık sadece taşınmazın yönetimine ilişkin olup, yönetim kayyımlığının amacı TMK'nin 427.maddesi gereği gerekli olan yönetimden yoksun kalan ve yönetimi başkaca yollarla sağlanamayan malvarlığının yönetilmesidir. Dolayısı ile kayyımın atandığı malvarlığını yönetme dışında bir görevi de bulunmamaktadır. ... Defterdarlığı'nın açılan tespit davasında hak ve menfaatini ilgilendiren bir durum mevcut olmadığı halde mahkemece davaya dahil edilmesi "taraf" sıfatı kazandırmaz. ... temsilcisi yargılamanın 14.04.2016 tarihli oturumuna katılmış, mahkeme ara karar ile ...'nün davada taraf olmadığı gerekçesi ile temsilci oturumdan çıkartılmış, son oturuma da nüfus temsilcisi katılmadan davaya bakılıp işin esası hakkında hüküm kurulmuştur.
Mahkemenin oluşumuna ilişkin kanun hükmü dikkate alınmadan, nüfus idaresi temsilcisi yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.