Esas No
E. 2013/2426
Karar No
K. 2013/5317
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2013/2426 E.  ,  2013/5317 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.05.2011 gün ve 2010/279-2011/167 sayılı kararı onayan Daire’nin 12.11.2012 gün ve 2011/10558-2012/17884 sayılı kararı aleyhinde vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, hakkında iflas takibi bulunan müvekkili şirketin ortağı olan davalının, taahhüt ettiği sermayeyi ödememesi nedeniyle, hakkında başlatılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, şirketin iflasına karar verilmekle müvekkilinin sermaye artırma taahhüdünün sona erdiğini, ...

1.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2010/552 Esas sayılı dosyasında görülen şikayet davası sonunda da İflas İdaresi'nin sermaye artışı sebebiyle yaptığı işlemin iptal edildiğini, temerrüt söz konusu olmadığı için temerrüt faizi istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini ve davalı yararına %40 tazminata karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır. Bu kez, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dava, sermaye artırım borcunun ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, yukarıda açıklandığı gibi, sermaye artırım kararının oybirliğiyle alındığı gerekçesiyle davalının sermaye taahhüt borcunun bulunduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.

Her ne kadar, şirket sermaye artırım kararı oybirliğiyle alınmış ise de, genel kurulun sermaye artırım kararında yeni payların tamamının taahhüt edilmek suretiyle hem artırım kararı hem de sermaye artırım taahhütlerinin ve gerekli ödemelerin yapılması suretiyle kısa yoldan sermaye artırımı söz konusu olmadığı gibi, davalının davacı şirkete verdiği bir iştirak taahhütnamesinin bulunmadığı da anlaşılmaktadır. İştirak taahhüdü kural olarak, ortaklığa yöneltilmiş bir icap niteliğindedir. Taahhüdün bu niteliği, ...'nun 283. maddesinde açıkça, "sermaye iştirak talebinden" söz edilmek suretiyle belirtilmiştir.

İştirak taahhüdünde bulunan ortak, belli bir miktar pay veya pay senedi bedeli olan esas sermaye kısmını ödemeyi taahhüt ederek, ortaklığa katılmak istediğini açıklar. Buna göre, payların veya pay senetlerinin satın alınması için, ortaklıkça yapılan ilan veya çağrı kural olarak icaba davet niteliğindedir. ...'nun 283/.... maddesine göre arttırılan sermayeye katılma, iki nüsha iştirak taahhütnamesinin düzenlenip, imzalanması suretiyle olur. Bu hususları içermesi geçerlilik koşuludur.

Öte yandan, sermaye artırımına katılan ortakların, iştirak taahhütnamesinde yazılı hususlar ile ana sözleşme içeriğine vakıf olduklarını bildiren ve imzası noterce onanmış bir mektupla ortaklığa yapacakları bir başvuru da, katılma taahhütnamesi hükmündedir. Pay sahipleri bir hak olarak yeni pay alma hakkını kullanıp kullanmamakta özgürdürler. Pay sahiplerinin yeni pay alma haklarını kullanmalarının ihtiyari olmasının doğal sonucu, iştirak taahhüdünde bulunmalarının da ihtiyari olmasıdır.

Açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlıkta, yasanın aradığı şekilde gerçekleştirilmiş bir sermaye taahhüdü bulunmadığı anlaşılmış ve dosyada mevcut yönetim kurulu üyelerinin imzasını taşıyan listenin ortakların imzasını yukarıda açıklanan şekil koşullarını taşımaması nedeniyle sermaye taahhüdü olarak kabul edilemeyeceğinden davalının artırılan sermayeye katılma borcunun bulunduğunun kabulü mümkün değildir. Bu itibarla davalı tarafça usulüne uygun olarak yapılmış bir sermaye taahhüdü bulunmadığına göre, davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 12.11.2012 tarih, 2011/10558 E, 2012/17884 K. sayılı kararının kaldırılarak, kararın açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin karar düzletme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 12.11.2012 tarih, 2011/10558 E, 2012/17884 K. sayılı kararının kaldırılarak, kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz başvuru harcı, temyiz ilam harcı ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 19.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İcra İflas Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.