11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/3548 E. , 2013/5428 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4.Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.12.2011 tarih ve 2010/339-2011/465 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına tescilli “... ...” ibareli markanın tescilli olduğu sınıflarda kullanılmadığı, davalı şirketin bu marka altında ticari bir faaliyetinin bulunmadığı, zira bir markanın kullanıldığından söz edebilmek için markanın sahibi tarafından tescil edildiği şekilde ve tescil olunduğu mal/hizmetlerle ilgili olarak kullanılmasının gerektiğini ileri sürerek, davalıya ait markanın 556 sayılı KHK'nun 14. ve 42. maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının yersiz olduğunu, müvekkilinin hükümsüzlüğü istenilen markasını, ürettiği ürünlerin ambalajlarında, satış ve pazarlamasında, faturalarında, ürün tanıtımına yönelik reklam, katalog, dergi ve broşürlerinde, web sayfalarında kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kullanmama nedenine dayalı hükümsüzlük davası olduğu, dava tarihinden 5 yıl önceye dayalı dönemde markanın ciddi biçimde kullanılmış olması halinde artık bu süreden önceki kullanmama hallerinin hükümsüzlük nedeni olmayacağı, 2007 ile 2010 yılları arasında "... ..." markalı ürünlerin satışının gerçekleştiğinin dosyaya sunulan fatura ve kataloglardan anlaşıldığı, markanın esaslı unsurunu aynen korumak sureti ile ürünlerin üzerinde bazen "... ..." bazense "... ..." şeklindeki kullanımın, marka hukukuna özgün kullanım olarak kabul edileceği, davalının hükümsüzlüğü istenilen markasını tescilli olduğu ürünler üzerinde ciddi bir biçimde kullandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.