8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2018/2364 E. , 2018/15982 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 19.09.2018 ...... günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Avukat ...... Oy geldi. Karşı taraftan davacı vekili Avukat .........Emiroğlu geldi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı vekili, ... ......, 209 pafta 733 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan vekil edenine ait dairenin 13/05/2010 tarihinden itibaren davalı tarafından haksız olarak işgal edildiğini, vekil edeni tarafından ... ......
18.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/293 Esasında açılan dava sonunda da davalının haksız olarak el atmasının önlenmesine karar verildiğini belirterek, 13/05/2010- 25/06/2013 tarihli dönem için (ıslah suretiyle) 20.674,00 TL'nin tahakkuk dönemlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, vekil edeninin davaya konu daireyi dava dışı ...... Çay'dan satış vaadi sözleşmesiyle satın alarak kullanmaya başladığını, davacının taşınmazın maliki olmadığını ve vekil edeninin de haksız işgalci olmadığını, daireyi satan dava dışı ...... Zengin ve ...... Çay aleyhine ...
2.Tüketici Mahkemesi'nin 2012/1489 Esas sayılı dosyasıyla tapu iptal ve tescil davası açıldığını ve bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile; 20.674,00 TL ecrimisilin taahhuk dönemlerinden itibaren tahakkuk edecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş hüküm duruşma talepli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, ecrimisil talebinden ibarettir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 733 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tarla niteliği ile paylı mülkiyet hükümlerine göre malikleri adına kayıtlı olduğu, davacı ...'in de tapuda pay sahibi olduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde ... kat, zemin kat, 3 normal kat ve çatı katından oluşan bir bina bulunduğu, ecrimisil talebine konu edilen yerin binanın zemin katındaki 2 nolu daire olduğu, taşınmazda kat irtifakının kurulmadığı, dosya arasına alınan ......... satış vaadi sözleşmeleri incelendiğinde, dava dışı tapu pay maliklerinden olan ...... Zengin'in dava konusu yeri yine dava dışı ...... Çay'a 03/09/2001 tarihinde ......... satış vaadi sözleşmesiyle sattığı, ...... Çay'ın ise 13/05/2010 tarihli ......... satış vaadi sözleşmesi ile davalı ...'ye dava konusu daireyi sattığı, parasını peşin olarak aldığı ve zilyetliği teslim ettiği, taraflar arasında açılan el atmanın önlenmesi davasında, davalının dava konusu yere el atmasının önlenmesine karar verildiği ve kararın 16/01/2014 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafından dava dışı ...... Çay ile yine dava dışı ...... Zengin aleyhine ... ......
4.Tüketici Mahkemesi'nin 2014/83 Esas sayılı dosyası ile tapu iptal ve tescil ve alacak davası açtığı, mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, ...... Zengin aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davasının reddine, ...... Çay aleyhine açılan bedel iadesi yönündeki talebin kabulüne karar verildiği, kararın henüz kesinleşmeyip temyiz aşamasında olduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminattır.
Somut olayda, davalı halen pay maliki olan ...... Zengin'e tebaan dava konusu yeri kullanmaktadır, şöyke ki, dosya içerisinde yer alan satış vaadi sözleşmelerine göre; dava dışı tapu pay maliklerinden olan ...... Zengin dava konusu yeri yine dava dışı ...... Çay'a 03/09/2001 tarihinde ......... satış vaadi sözleşmesiyle satmış, ...... Çay ise 13/05/2010 tarihli ......... satış vaadi sözleşmesi ile davalı ...'ye satmıştır. Sözleşme içeriğine göre de, satış bedelinin tamamının davalı ... tarafından ...... Çay'a eksiksiz olarak verildiği ve bunun karşılığında da dava konusu yerin kullanımının davalıya bırakıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, '......... Satış Vaadi Sözleşmesi' başlıklı sözleşmenin gerçekte harici satış sözleşmesi şeklinde olduğu ve zilyetliğin davalıya teslim edildiği ve davalının bu sözleşmelere istinaden iyiniyetli olarak dava konusu yeri kullandığı anlaşılmaktadır. O halde, yukarıda bahsedilen ilkeler ve somut olay ışığında, kötüniyeti kanıtlanamayan davalının ecrimisil ödemekle yükümlü tutulamayacağı gözönüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.630,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine
HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 19/09/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.