2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2018/5701 E. , 2018/11080 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, kusur belirlemesi, nafaka ve tazminatlar ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Mahkemece, tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilerek, boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, erkeğin kadına fiziksel şiddet uyguladığı, küfür ettiği ve birlik görevlerini yerine getirmediği, davacı kadına kusur olarak yüklenen hakaret vakıasına erkeğin dayanmadığı, bu sebeple kadına kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı erkeğin evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tamamen kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olarak kabulü doğru olmayıp, bozmayı gereketirmiştir.
3.Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda erkek tamamen kusurludur. Gerçekleşen kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder nitelikte olduğu gibi, boşanma sonucu eşin maddi desteğinden yoksun kalacaktır. Davacı kadın yararına TMK m. 174/1-2 koşulları oluşmuştur. O halde, davacı kadın lehine tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusurun ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi (TMK m. 4, TBK m. 50 ve 51) dikkate alınarak uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yangılı kusur belirlemesine bağlı olarak kadının maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
4.Mahkemece, evlilik birliğinin tarafların eşit kusurlu davranışlarıyla temelinden sarsıldığı kabul edilerek boşanmaya karar verilmiş ve davacı kadının yoksulluk nafakası talebi, tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle reddedilmiştir. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK m.175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği anlaşılmaktadır. O halde, eşit kusurda dahi şartları oluşmuşsa yoksulluk nafakasına hükmedilebileceği gözetilmeden, davacı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken, isteğin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.