4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2011/31 E. , 2012/3470 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 15/01/2007 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13/05/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı ...’ün aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Davalı ...’ün öteki temyiz itirazlarına gelince: Dava, idarenin, haksız eylem nedeniyle yaralanan dava dışı polis memurlarına 2330 sayılı yasa gereğince ödemiş olduğu tazminatın rücuen ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Davacı ..., görev sırasında yaralanan dava dışı polis memurlarına, 2330 sayılı yasa uyarınca ödediği tazminatın rücuen tahsilini istemiştir. Davalılar, yaralama eyleminin diğer ifade ile haksız fiilin failleridirler.
Dava konusu tazminat miktarının belirlendiği ... Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat Komisyonu’nun 13.07.2006 tarihli kararında, zararın nakdi tazminat karar tarihindeki en yüksek devlet memuru brüt aylığının (ek gösterge dahil) yüz katı tutarının iş gücüne engel bulunan her gün için % 1 oranında hesaplanarak ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Oysa zarar, haksız eylemin meydana geldiği 04/02/2004 tarihinde gerçekleşmiştir. Davalının sorumluluğu da bu tarihte başladığından tazminatın, haksız eylem tarihindeki miktar esas alınarak belirlenmesi gerekir. Olay tarihinden uzun bir süre sonra alınmış karar tarihindeki kıstaslara göre belirlenen tazminatın rücuen tahsiline karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle karar bozmayı gerektirmiştir.