23. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 23. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/6733
- Karar No
- 2013/558
- Karar Tarihi
- 06.02.2013
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
23. Hukuk Dairesi 2012/6733 E. , 2013/558 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki yöneticilerin azli ve tasfiye memuru atanması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R-
Davacı vekili, davalı kooperatife üye olduğunu, 1995 yılında kooperatifin amacını yerine getirmesi nedeniyle tasfiye kararı alınmış olmasına rağmen tasfiyenin tamamlanamadığını, yönetimin, kooperatifin varlığını bir gelir kaynağı olarak gördüğünü, kooperatifin malvarlığı bulunmadığı gibi herhangi bir hizmet de yerine getirmediğini ileri sürerek, tasfiye kurulu olarak görev yapan yönetim kurulunun azli ile tasfiye sürecinin tamamlanması için yeni tasfiye memuru atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tasfiye süreci uzamışsa da kooperatif yöneticilerinin azlini gerektirir bir neden tespit edilemediği, tasfiye memurlarının azlinin istendiği davanın tasfiye memurlarına karşı açılması gerektiği, davalının, pasif dava ehliyetinin bulunmadığı ve kooperatifin taraf olduğu davaların devam ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. ...-Dosyadaki yazılara,kararın dayandığı delillerle, gerektirici sebeplere,delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. ...-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ; davacı talebinde, tasfiye kurulu üyelerinin azli talep edildiğinden, husumetin kooperatif tüzel kişiliğine yöneltilmesi doğru değildir. Davanın sırf bu sebeple reddi gerekli olup; davalı kooperatif tüzel kişiliği kendisini vekille temsil ettirdiğinden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilmesi doğru olmamış ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nun 438/.... maddesi uyarınca hüküm fıkrasının .... bendinden sonra gelmek üzere .... bent olarak “ Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği belirlenen ....200,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” cümlesi eklenerek, hükmün bu şekilde değiştirilerek, düzeltilmiş şekliyle onanması gerekmiştir.