3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2012/13097 E. , 2012/25265 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 17.334,98 TL alacağın tahsili için yapılan ilamsız icra takibine vaki haksız itirazın iptali takibin devamı ile %40 icra inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması taraf vekillerince istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacı Vek.Av.... geldi. Davalı Vek.Av.... geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için 10.12.2012 gününe bırakılması uygun görüldüğünden, belli günde dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü. Y A R G I T A Y K A R A R I
Davada, davalı ile ... Hamamını” birlikte işlettikleri, işletmenin 2003-2008 arası gelir vergisi borcunun tamamının kendileri tarafından ödenmesi nedeniyle davalının hissesi karşılığı 17.334,00 TL miktarında sebepsiz zenginleştiği ileri sürülerek tahsili için yapılan ilamsız icra takibine vaki haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece, sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak istemine ilişkin davada BK 66. maddesi gereğince bir yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı ve dava tarihine kadar bu sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın HMK 142. maddesi hükmü gereğince reddi cihetine gidilmiştir. Hüküm, süresinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.Taraflar arasında, adi ortaklık sözleşmesi bulunduğu anlaşılmaktadır.Davacılar, davalının hissesine düşen vergi borcunu ödemek suretiyle vekaletsiz olarak davalıyı borçtan kurtarmıştır. Öyle olunca burada sebepsiz zenginleşmedeki bir yıllık zamanaşımı değil, vekaletsiz iş görmedeki on yıllık zamanaşımının göz önünde tutulması gerekir. Dava tarihi itibariyle ödemelere ilişkin olarak zamanaşımı gerçekleşmemiştir.Bu bağlamda; vergi borcu sorumlusu olarak tarh edilen vergi ve ferilerini ödeyen davacının davalının açık ve varsayılı oluru bulunmaksızın kendi insiyatifi ile ödeyen davacının adi ortakların her birinin aksine bir hüküm yoksa ortaklığı temsil edecek olmalarına (BK. 525, TBK.
625.göre vergi borcunun ödenmesi sebebiyle vekaletsiz iş görme hükümlerinin uygulanması sebebiyle tahsili gerekeceğinden aynı yasanın 410, TBK.nun 526-527. maddeleri gereğince sorumluluğunun varlığı düşünülmelidir.Mahkemece işin esası bu doğrultuda ve belirtilen hukuki sebebe göre incelenip sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 900 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.