19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2013/8902 E. , 2013/17766 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili; davacının, davalıdan olan alacakları nedeni ile ...
16.İcra Dairesinin 1999/2581 - 1999/2582 - 1999/2583 - 1999/7717 - 1999/7718 - 1999/7719 - 1999/7720 - 1999/7721 - 1999/3534 - 1999/5349 - 1999/7716 - 2000/230 sayılı dosyalarında takip yaptığını, davalının borcunu kabul ederek ödeme taahhütlerinde bulunmasına rağmen herhangi bir ödemede bulunmadığını belirterek 39.975,00 TL alacağın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; aralarındaki ticari ilişki uyarınca davacıya verdiği senetlerin bedelleri ödenmesine rağmen iade edilmediği gibi karşılığında mal da teslim edilmediğini belirterek davanın reddini istemiş, 25/05/2010 tarihli ıslah dilekçesi ile de söz konusu senetlerin ve senetlerin dayanağı temel borç ilişkisinin zamanaşımına uğradığı def'inde bulunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki alış-veriş nedeniyle davalının davacıya senetler verdiği, ancak senet bedellerini ödemediği, davacının senet bedellerinin tahsili için takipler yapması üzerine davalının ödeme taahhütlerinde bulunduğu, ancak taahhütlerini yerine getirdiğine dair dosyaya kesin kanıt sunamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ayrıca davalının ileri sürdüğü zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Taraflar arasındaki uyuşmazlık taahhütnamelerde de belirtildiği gibi ticari ilişkiden kaynaklandığından ve dava dilekçesindeki talep de gözetilerek avans faizi yerine yasal faize hükmedilmesi isabetsiz ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.