19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2013/13507 E. , 2013/17821 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Mahkemece davanın reddine yönelik verilen 15.06.2010 tarihli ilk hüküm davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 17.01.2012 tarihli kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan 2011/4495 E.-2012/285 K. sayılı bozma ilamında "...Hükmü temyiz eden ve alacağı ... AŞ'den temlik yoluyla alan davacı ... Yönetim A.Ş tarafından maktu temyiz karar harcının yatırıldığı dosyada bellidir. Ancak ret ile sonuçlanan davada mahkemece “Davacı harçtan muaf olduğundan ve dava retle sonuçlandığından harç alınmasına yer olmadığına” denilerek hükmedilmesi gereken maktu karar ve ilam harcının tahsiline karar verilmediği anlaşılmaktadır.Harçlar Kanunu'nun 32. maddesi gereğince yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamaz. Aynı Yasanın 28/a maddesinde karar ve ilam harcının ne zaman ödeneceği açıkça hükme bağlanmıştır. Üstelik, 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 123/son maddesindeki harç istisnası, yurt dışından alınacak kredilerin geri dönüşümü ile ilgili işlemlerle sınırlı olmak üzere uygulanmaktadır. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 14.01.2010 tarih, 2008/81 Esas, 2010/8 Karar Sayılı kararı ve Hukuk Genel Kurulu'nun 06.10.2010 tarihli 2010/12-443 E. ve 2010/471 K. Sayılı kararı da bu yöndedir. Bu durumda davacı ...A.Ş 'nin (sonradan alacağın temliki yolu ile alan Girişim Varlık Yönetim A.Ş) karar ve ilam harçlarından müstesna olmadığı gözden kaçırılarak, yazılı gerekçelerle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.." denilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacıya süre verilerek başvurma harcı ile karar ve ilam harcının yatırtıldığı, dosya içerisinde bulunan 01/03/2010 tarihli bilirkişi ek raporu da dikkate alınarak, önceki karar doğrultusunda, davalıların 60.500-TL kredi taleplerinin bulunmadığı, bu nedenle davacının davasında haksız olduğunun anlaşıldığı belirtilerek, davanın reddine ve takibe konu asıl alacağın %40' ı oranında takdir edilen icra inkar tazminatının davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. ... Cumhuriyet Başsavcılığı' nın 2008/1587 soruşturma nolu evrakı kapsamındaki bilirkişi heyeti raporunda bazı tediye fişlerinde davalıların imzalarının bulunduğu belirtilmiş, dosyaya sunulan müfettiş raporunda da bu doğrultuda açıklamalara yer verilmiştir. Müfettiş raporunda ayrıca davalı ...' in yeniden yapılandırma talebinde bulunduğu ve davalıların geri ödeme planında imzalarının bulunduğu belirtilmiştir.
Bütün bunların yanında, mahkemece alınan bilirkişi raporunda dava konusu kredinin davalıların önceki borçlarına mahsup edildiği açıklanmıştır. Bu durumda, mahkemece tüm bu hususlar yönünden ayrıntılı araştırma ve inceleme yapılarak gerektiğinde yeni bir bilirkişi raporu da alınıp, deliller hep birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yukarıda belirtilen hususlar üzerinde yeterince durulup incelenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.