19. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 19. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/12772
- Karar No
- 2013/17936
- Karar Tarihi
- 13.11.2013
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
19. Hukuk Dairesi 2013/12772 E. , 2013/17936 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan alacağı mallara karşılık 18.03.2010 vade tarihli 5.000 TL bedelli senedi verdiğini, davalının malları teslim etmediğini, daha sonra davalının iş yerinde çalışmaya başladığını, senedin teminat amacıyla davalıda kalmasını tarafların kabul ettiğini, müvekkili davalının iş yerinde çalışmayı bıraktığı halde senedin iade edilmediğini ileri sürerek senetten dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkilinin işyerinde işçi olarak çalışırken dava dışı kişilere satacağı malların bedeli kadar müvekkiline senet tanzim edip verdiğini, davacının dava dışı kişilere satmak için müvekkilinden aldığı malları iade etmediğini, bunun üzerine müvekkilinin de senedi icra takibine koyduğunu belirterek davanın reddine, %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının senedin davalıya teminat olarak verildiği ve bedelsiz olduğuna ilişkin iddiayı usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı, yemin teklif etmeyeceğini de belirttiği, ihtiyati tedbir kararı verilip uygulandığından İİK’nun 72/4. mad. Gereğince davalı lehine tazminata hükmedilmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın reddine, takibe konu alacağın %20’sı oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı şirkette pazarlamacı olarak işe başladığında kendisinden alınan senedin teminat senedi olduğunu iddia ettiğine göre somut olayda uyuşmazlığın işçi işveren ilişkisinden kaynaklandığı ve böylece davanın iş mahkemesinin görevi dahilinde olduğu gözetilmeden asliye ticaret mahkemesince yargılama yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.