Esas No
E. 2013/15505
Karar No
K. 2013/17943
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

19. Hukuk Dairesi         2013/15505 E.  ,  2013/17943 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -

Davacı vekili, müvekkilinin eşi dava dışı ...'na boşanma davası açtıktan sonra müvekkilinin eski eşinin davalı şirket yetkilisi ...'e adına kayıtlı taşınmazı muvazaalı olarak devretmesi üzerine davalı ve eski eşine karşı tapu iptali ve tescil davası açıldığını, bu dava açıldıktan sonra davalı tarafça cari hesap ekstresi alacağına dayalı olarak müvekkili hakkında yapılan ilamsız icra takibi nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığını, müvekkili adına vergi kaydı bulunan iş yerinin boşanma davası açıldıktan sonra eşinin ve ailesinin baskısı nedeniyle iş yerini terk etmek zorunda kaldığını ve bu dönemde iş yerinin fiilen eski eşi tarafından işletildiğini ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının işlettiği işletmenin ihtiyacı olan tavuk ürünlerinin müvekkili tarafından karşılandığını, davacı işletmenin almış olduğu ürünlerin bedelini ödememesi üzerine alacağın tahsili için dava konusu edilen takibin yapıldığını ileri sürerek davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının eşi ve ailesi tarafından boşanma davası açıldıktan sonra adına kayıtlı iş yerinden ayrılmaya zorlandığı ve muhasebe kayıtlarında görüldüğü üzere davalının davacıyı fazladan borçlandırmaya çalıştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının icra takip dosyasında 32.321,00 TL. borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava,

İİK'nın 72. maddesi gereği davalı-alacaklı şirketin cari hesap alacağına dayalı olarak başlattığı ve kesinleşen ilamsız icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının ve takibin iptali istemine ilişkindir. Davalı takip dayanağı olarak “01.01.2008-18.04.2007 hesap ekstresi” başlıklı belgeyi göstermiştir. Bu belgede borç bakiyesi 5.552,00 TL. yazmasına rağmen 37.583,00 TL. üzerinden takip başlatılmıştır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda dayanak belgede 5552,00 TL. borç bakiyesi gösterilmesine rağmen 37.873,00 TL. üzerinden takip başlatmanın taraflar arasındaki cari ilişkiyle uyumlu olmadığı, nitekim davalının kendi belgesinin bile aleyhine değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle taraflar arasındaki borç bakiyesinin 5552,00 TL. olduğu tespit edilmiş, mahkemece bu görüş hükme dayanak yapılarak yazılı şekilde karar verilmiş ise de davada ispat yükü davalı alacaklıda olup tek taraflı düzenlenmiş olan hesap ekstresi başlıklı belgede gösterilen alacağın varlığının da ayrıca ispatı gerekmektedir. Nitekim davacı bu yöndeki itirazlarını 01.06.2010 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde dile getirmiştir. Bu durumda “hesap ekstresi” başlıklı belgede bahsi geçen alacağın varlığına dair davalının varsa diğer delilleri üzerinde de durularak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiştir. Diğer yandan davacı dava dilekçesinde kötü niyet tazminatı talebinde bulunmamışsa da 25.11.2008 tarihli ve 30.12.2009 tarihli dilekçelerinde %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiş olmasına rağmen bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması da 6100 sy.

HMK'nın 297/2. (1086 sy. HUMK'nun 388/2. ) maddesine aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.297/2 İİK md.72
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.