19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2013/13618 E. , 2013/17834 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin 31.07.2007 tarihli fatura ile davaya konu 0 km aracı satın aldığını, davalı tarafından 1. el sıfır km. olarak tanıtılan aracın satış öncesinde işlem gördüğü bilgisinin müvekkilinden saklandığını ve müvekkili şirketin iradesi sakatlanarak esasen yapmayacağı bir sözleşmeyi yapmasına sebep olunduğunu, bahse konu aracın 22.06.2011 tarihinde arızalanması nedeniyle götürüldüğü serviste araç tarihçesinin çıkarılması üzerine müvekkilinin aracı daha satın almadan önceki tarihte, ön ve arka tamponlarının komple sökülerek boyandığını ve kaplama yapıldığını öğrendiğini, sözkonusu işlemlerin satım sözleşmesi yapılırken saklanmasının hile teşkil ettiğini, hiçkimsenin 0 km bir aracın parçasının söküldüğü ve boyandığını öğrendiğinde o aracı satın almayacağının açık olduğunu, müvekkilinin hileyi öğrendiğinin ertesi günü davalı tarafa ihtarname göndererek akdin geçersizliğini ve aracın iade alınmasını, bedelinin ve zararının giderilmesini istediğini, araçta ayıp olduğuna dair bir iddialarının olmayıp hile nedeniyle sözleşmenin iptalini istediklerini, satış esnasında 0 km alınan Mercedes marka bir aracın kendilerince ayrıca kontrole tabi tutulması gerektiği iddiasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını beyanla, davalının hilesi nedeniyle sözleşmenin geçersiz olduğunun tespiti ile aracın davalıya teslimi ile davalıya ödenen 189.000 Euro karşılığı 464.524,20-TL' nin 02.08.2007 tarihinden itibaren işleyecek yabancı para birimine uygulanacak en yüksek mevduat faizi ile birlikte iadesine, kullanım bedelinin düşülmesi suretiyle hesaplanacak şimdilik 20.518,79-TL zararın işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 2 yıllık garantisi bulunan aracın 4 yıldır kullanılmakta olduğundan zamanaşımı yönünden davanın reddinin gerektiğini, aracın Almanya imalatı olup nakliye yolu ile Türkiye' ye getirilmekte iken taşıma sırasında tüm ihtimama rağmen aracın tamponlarında ya da lastiklerinde birtakım küçük çizik vs. oluşabildiğini, bir düzeltme, tamirat ya da onarım gerektirmeyen bu tip çiziklerin her zaman giderilmesinin mümkün olduğunu, müvekkili şirketin sözkonusu işlemi saklama durumunun olmayıp, araç servis tarihçesine bu işlemlerin yapıldığı tarihte ve yapıldığı şekliyle girildiğini, hileden sözedebilmek için saklama yönünde özel kastın gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafın davasını davalının hilesine dayandırdığı, aracın kendisine satılmadan önce ön ve arka tamponlarının sökülmek suretiyle boyandığı ve satıcı olan davalının aracın bu durumunu kendisine bildirmeyerek hile kullandığını iddia ettiği, ayrıca şayet bu durumu bilseydi satın almayacağından tarafların satış hususundaki iradelerinin sağlıklı bir biçimde birleşmediğini ve akdin geçersiz olduğundan iptali gerektiğini ileri sürdüğü, davalı tarafın ise zamanaşımı itirazında bulunduğu, davalı tarafın satıştan önce yaptığı işlemi bilgisayar kayıtlarından tüm bayilerin ve ilgililerin izleyebileceği şekilde işlemiş olduğu, nitekim davacının kendi iddiasına göre de bunu bir başka serviste bilgisayar kayıtlarının açılması sonucu öğrendiği, alıcıyı iğfal amaçlı yapılan bir işlemin aracın tarihçesine işlenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalının aracın Almanya' da imal edildiğinden nakil sırasında tamponlarında ufak tefek çizikler oluştuğu ve bunları sökmek suretiyle boyayarak gidermelerinin olağan bir davranış biçimi olduğu, gizleme gayesi güdülmediği, bu husus bir ayıp kabul edilebilir ise de hiçbir zararı olmayan, kimse tarafından da farkedilemeyen, satıştan önce giderilmiş bir ayıbın alıcıya söylenmesinin de zorunlu olmadığı, ayıp olarak kabul edilse dahi hile olarak kabul edilemeyeceği, bilirkişi raporu ile de hile olmadığının anlaşıldığı, hile olgusunun ispatlanamadığı, davalı tarafın savunmasında garanti süresinin 2 yıl olduğunu bildirdiği, davacı tarafın da bundan daha fazla süreyi öngören bir garanti belgesi sunmadığını, aracın 24.7.2007 tarihinde davacı tarafa teslim edildiği, işbu davanın ise 04.11.2011 tarihinde 4 seneyi aşkın zaman geçtikten sonra açıldığı belirtilerek, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 12.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.