Esas No
E. 2013/14177
Karar No
K. 2013/18041
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

19. Hukuk Dairesi         2013/14177 E.  ,  2013/18041 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -

Davacı vekili, 20.02.2011 vadeli ve 10.000-TL bedelli, 20.03.2011 vadeli ve 10.000-TL bedelli senetlerin kefil bölümündeki müvekkili şirket adına atılan imzaların şirket yetkilisi olan ...'e ait olmadığını, imzaların sahte olduğunu, davalı şirket ile müvekkili arasında herhangi bir alış veriş, mal ya da hizmet alımı bulunmadığını, her iki senette de keşideci adı ve soyadının yazılmadığını, senetlerin geçerli olmadığını, müvekkilinin senetlerden dolayı kefil olarak herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, sahte olan imzalar nedeniyle bu senetlerden dolayı müvekkilinin merkez bankası ve bankalar nezdinde protestolu duruma geldiğini belirterek, senetlerden dolayı müvekkili aleyhine yapılacak icra takibinin tedbiren durdurulmasına, yargılama sonucunda müvekkili şirketin söz konusu senetlerden dolayı davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, davalının kötü niyetli olması nedeniyle %40'tan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu senetlerin asıl borçlusunun ... olduğunu, borçlunun imzalarının senetlerde yer aldığını, borçluların imza ve senedin tüm unsurlarını kabul edip borcu yapılandırarak büyük bölümünü ödediklerini, davanın konusuz kaldığını, senetlerin davacı şirketin eski yöneticileri ve o zamanki gizli finansörü ...'in talimatı ile şirket muhasebeci ... tarafından davacı adına imzalandığını, asıl borçlunun senetlere kendi ismini yazmayı unuttuğunu bildirerek, dava konusu senetlerin borçlular tarafından ödenmiş olması nedeniyle davanın reddine, davacının davadaki ısrarı nedeniyle davacı aleyhine %40 oranında tazminata karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, dava konusu senetler incelendiğinde, senet asıl borçlusu keşideci isminin senetlerde yazılı olmadığı, açıkta iki adet imzanın bulunduğu, senetlerin ödendiğine ilişkin senetler üzerinde ''ödendi'' ya da ''iptal'' yazıları olmadığı gibi herhangi bir ödeme dekontunun sunulmadığı, davacı şirketin senetlerde kefil olarak gösterildiği, davalının ise senetlerin lehtarı olduğu, senetlerin arkasında davalı şirketin ve ... adlı dava dışı şahsın isim ve imzaları bulunduğu, davalı tarafça ibraz edilen ve senetlerin dayanağı olarak sunulan faturaların ... ve Ortaklığı adına düzenlendiği, her ne kadar mahkemece davalı tanıkları dinlenmiş ise de, tarafların tacir oluşu, davanın miktarı gözetildiğinde tanıklarla senetlerin düzenlenme sebebi ispatlanamayacağından tanık beyanlarının delil olarak değerlendirilmediği, dava konusu senetlerdeki davacı şirket adına atfen atılan imzaların şirket yetkilisine ait olmadığı, ayrıca senetlerde tanzim yeri bulunmadığından kambiyo senedi (bono) vasfında kabul edilmesinin mümkün olmadığı, davacının kefil (aval veren) olarak sorumlu tutulamayacağı sonucuna varıldığı, davalının, senet bedellerinin asıl borçlular tarafından ödendiğini, davanın konusuz kaldığını savunmuş ise de, senet asıllarının halen davalının elinde olup iptal edilmedikleri gibi ödemeye ilişkin yazılı belge de sunulmadığı, davacının söz konusu senetlerden dolayı protestoya maruz kaldığı, dava dışı aynı şekilde düzenlenen iki senedin asıl borçlular tarafından ödenmiş olmasının, senedin kefili olarak gösterilen ve imzası sahte olan davacı şirket açısından bağlayıcı bulunmadığı, davalı tarafça davacı aleyhinde icra takibi yapılmadığı ve davalının savunmalarına göre kötüniyetli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne; davacının dava konusu 06.12.2010 düzenleme tarihli, 20.02.2011 vade tarihli 10.000.-TL bedelli, 06.12.2010 düzenleme tarihli, 20.03.2011 vade tarihli 10.000.-TL bedelli 2 adet senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, koşulları oluşmadığından davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş olup, mahkeme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 14.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog