11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/3795 E. , 2013/3028 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27...2011 tarih ve 2009/238-2011/844 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 100 paya ayrılmış hisselerinden müvekkilinin ... hisseye sahip olduğunu, davalı şirketin her türlü maden aranması ve jeotermal danışmanlık şirketi olarak kurulduğunu, ancak hiçbir faaliyetinin olmadığını, maksadını gerçekleştirmediğini, şirketin kötü yönetildiğini, şirket müdürünün kötü yönetimi ile şirketin öz sermayesini kaybettiğini, şirketin amacına ulaşma olanağının kalmadığını, şirket müdürü ile müvekkili arasında güven ilişkisinin kaybolduğunu ileri sürerek, davacının şirketten ayrılmasına izin verilmesine, olmadığı takdirde şirketin feshi ve tasfiyesine, tasfiye sonucu ortaya çıkacak alacağın faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi yargılama katılmamış, davaya cevaplarını bildirmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 2004 yılından itibaren şirket defterlerinin kapanış tasdiklerinin yaptırılmadığı, şirketin faaliyet döneminde zarar ettiği, şirketin faaliyetinin ve öz sermayesinin kalmadığı, 1995 yılında yürürlüğe giren 559 sayılı kanun hükmündeki kararnameye göre ana sermayesini arttırması gerekirken buna ilişkin herhangi bir işlemin yapılmadığı, ana sermayesini kanunda belirtilen limitlere yükseltmeyen şirketin münfesih sayılacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı şirketin ...'nun 549. maddesi gereğince tasfiyesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temsilcisi temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve talep halinde mahkemece her zaman tasfiye memuru tayin edilebilecek olmasına göre, davalı şirket temsilcisinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.