14. Hukuk Dairesi
14. Hukuk Dairesi 2018/3812 E. , 2019/1764 K.
"İçtihat Metni" 14. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.04.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve taşınmazın mera olarak sınırlandırması talebi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.10.2017 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı Hazine vekili, dava konusu taşınmazların geldisi olan 324 ada 63 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında davalı ... adına tespit edildiğini, ancak bu taşınmazın 1953 yılında tahsis edilen mera tahsis kararı ve krokisinin sınırlarında kaldığını, anılan taşınmazın ifraz edilerek değişik parsellere gittiğini ve imar uygulaması ile de dava konusu 4523 ada 1 ile 24 parsel sayılı taşınmazların arsa vasfıyla belediye adına tescil edildiğini belirterek tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasını istemiştir.
Davalı vekili, 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesindeki şartların oluştuğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
1.Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2.Davacı Hazine davayı açarken dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasını istemiştir. Dava açıldığında bir değer gösterilmemiş, yargılama sırasında taşınmazların değeri 191.700,00TL olarak belirlenmiştir. Hazine harçtan muaf olduğundan saptanan değere göre harç yatırmaz. Ancak mahkeme harçları kural olarak davada haksız çıkan tarafa yükletileceğinden, dava kabul edildiğine göre dava konusu taşınmazların değeri üzerinden hesaplanacak harç miktarının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekir. Bu yön gözardı edilerek hükümde eksik harç tahsiline karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus bozmayı ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.