20. Hukuk Dairesi
20. Hukuk Dairesi 2012/14962 E. , 2013/3191 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi ile katılan Hazine vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Kadastro sırasında ...Köyü, 122 ada 3 parsel sayılı 3315,44 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle zeytinli tarla niteliği ile davalıların miras bırakanı.... adına tespit edilmiştir.
Davacı Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazın 1948 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı, aplikasyon sırasında 1948 yılında yapılan ilk tahdit haritasına uyulmadığından, dava konusu taşınmazın tespitinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu dışında kalmakta ise de, komşuları ile birlikte 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi uyarınca orman içi açıklık niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, mahkemece verilen bu hüküm, davalı gerçek kişilerin temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 12.05.2010 tarih ve 2010/1165-6315 sayılı bozma kararında özetle, “Orman Yönetimi, kesinleşen orman kadastrosuna dayalı olarak dava açtığı, Hazinenin bir davasının bulunmadığı ve 3402 sayılı Kanunun 26/D maddesi gereğince Orman Yönetimi tarafından açılan davaya da katılmadığı halde, mahkemece istem dışına çıkılarak kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalan taşınmazın komşuları ile birlikte 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi uyarınca orman içi açıklık niteliğinde olduğu gerekçesi ile Orman Yönetiminin davasının kabulüne ve parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
O halde; Hazine, 3402 sayılı Kanunun 26/D maddesi gereğince bu davaya katılırsa davası incelenmeli ve kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalsa bile, 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklıkların özel mülk olarak kişiler adına tescil edilemeyeceği düşünülmeli, Hazine davaya katılmazsa uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman kadastro harita ve tutanaklarına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulamaya göre Orman Yönetiminin davası karara bağlanması” gereğine değinilmiştir. Bozma sonrasında Hazine vekili 16.03.2011 tarihli dilekçesiyle, taşınmazın kısmen kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı kısmen de taşlık kayalık yapıda olduğu ve taşınmazın orman içi açıklık niteliğinde olduğu iddialarıyla, taşınmazın Hazine adına tescili istemiyle davaya katılmıştır.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacı Orman Yönetimi ve katılan Hazinenin açtığı davaların reddine ve dava konusu ... Köyü, 122 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi ile katılan Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 sayılı Kanuna göre 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra yapılıp kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve 3 kişilik uzman orman bilirkişi kurulu tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 122 ada 3 parsel sayılı taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen davalı kişiler yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 25/03/2013 günü oy birliği ile karar verildi.