19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2013/2121 E. , 2013/18520 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalılardan ... Tic. Şti. vek. Av. ... ve diğer davalı ... vek. Av. ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ....nin ... bayisi olan diğer davalı şirketten 09.09.2005 tarihinde 68.000 TL. bedelle satın aldığı dizel aracın farklı tarihlerde arızalanması sebebiyle 15 kez davalının servisine götürüldüğü halde arızanın giderilemediğini, aracın ayıplı olduğunun ...
1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/9404 D.İş dosyasında alınan 28.12.2005 tarihli tespit raporu ile aracın EGR sistemindeki arızanın imalat hatasından kaynaklandığının tespit edildiğini ileri sürerek öncelikle taraflar arasındaki satım akdinin feshi ile araç için ödenen 68.000 TL.nin 09.09.2005 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, maldaki ayıp nedeniyle dilekçede 6 kalem halinde sayılan 1.769,72 TL. masrafın yapıldığı tarihler itibariyle reeskont faiziyle davalılardan tahsili ile müvekkilinin araçtan mahrum kaldığı 22.12.2005 tarihinden satım bedelinin ve diğer taleplerinin ödeneceği tarihe kadar geçecek süredeki araç mahrumiyetinden doğan harcamalar için her gün için tespit edilecek olan kira bedeline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, tespit raporunun müvekkiline tebliğ edilmediği gibi bu tarihten itibaren 8 günlük süre içerisinde müvekkiline ayıp ihbarında bulunulmadığını, ayrıca davanın zamanaşımına uğradığını aracın halen davacı tarafından kullanıldığı gözetildiğinde bu aracın kullanılmamasından dolayı mahrumiyet bedeli talep etmesinin yasaya aykırı olduğunu, araçtaki ayıbın imalattan kaynaklanmayıp hatalı yakıt kullanımından ve hatalı yakıtın aşırı soğuk havalarda kullanımından doğduğunu, aracın EGR valfinin değiştirildiğini ve halihazırda kullanmaya engel bir sorunu kalmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, arızanın hatalı yakıttan kaynaklandığını, tespitte alınan raporda ayıbın tam olarak neden kaynaklandığının tespit edilmediğini, taraflar arasında ticari satım akdi söz konusu olduğundan davacının yasal süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, ayrıca davacının süresinde aracı müvekkiline iade etmediğinden aracın ayıpsızı ile değiştirilmesi talebinde bulunamayacağını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; dava konusu edilen araçtaki ayıbın gizli ayıp olup, davacının aracın teslimi anında bunu bilmesi veya öngörmesinin mümkün olmadığı, davacının araçta ayıp çıktıktan sonra durumu servis görevlilerine ihbar ettiğinin, dosya kapsamından ve tanık anlatımlarından anlaşıldığı, ayıp ihbarının süresinde yapıldığı, dava tarihi itibari ile zamanaşımının dolmadığı bu nedenle davalı ... vekilinin zamanaşımı itirazının reddi gerektiği, davacı vekilince BK.'nun 202/1. maddesine göre ayıba karşı tekeffül hükümleri gereğince satış akdinin feshi ile dava konusu araca ödenen 68.000,00 TL bedelin iadesi yönünde seçimlik hak kullanılmış ise de; söz konusu aracın 7 yıl boyunca davacı tarafça kullanılıyor olması, davacının zilyetliğinde bulunduğu yargılama aşamasında aracın ciddi şekilde kazaya karışması sebebi ile ağır şekilde hasar görmesi, davacı şirketin bu araç sebebi ile vergisel bazı avantajlar ve kazanımlar sağlaması nazara alındığında sözleşmeden dönmenin alıcıya sağladığı fayda ile satıcıya verdiği zarar arasında açıkça bir oransızlık meydana getireceği kanaatine varıldığından BK.'nun 202/2. maddesi ve hukukta var olan hakkaniyet ilkesi nazara alınarak semen indiriminin hakkaniyete daha uygun olacağının kabulü ile takdiren semen indirimine gidilmesine karar verilerek; bilirkişilerce belirlenmiş olan araçtaki 15.000,00 TL'lik değer kaybı ile, BK.'nun 205/2. maddesi gereğince hesaplanan 1.769,00 TL'lik zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerektiği, ayrıca davacı vekilince araç mahrumiyetinden kaynaklanan zararlar da talep edilmiş ise de; aracın davacı tarafça ilk hasardan itibaren kullanılmaya devam edilmesi, davadan sonra da davacı tarafından kullanılıyor olması karşısında dosyadaki mevcut deliller nazara alınarak bu taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile,davacının satım akdinin feshi talebinin reddi ile takdiren semenin indirilmesine ve bu kapsamda davaya konu araçta meydana gelen 15.000,00 TL'lik değer kaybının dava tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, maldaki ayıp sebebi ile yapılan 1.769,72 TL masrafın dava tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı vekilinin fazlaya ilişkin talepleri ile araç mahrumiyetinden doğan taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan taraflar yararına takdir edilen 990 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara, davalılardan alınıp davacıya verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, fazla yatırılan onama harcının istek halinde davacıya iadesine, 20.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.