Esas No
E. 2011/3927
Karar No
K. 2013/3723
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2011/3927 E.  ,  2013/3723 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/.../2010 tarih ve 2008/159-2010/730 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen ....02.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalılar vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin davalıların ortağı olduğu dava dışı Eta Mak. Ltd. Şti‘den alacaklı olduğu, şirket aleyhine alacağın tahsili için yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, şirketin kötü yönetilmesi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, davalıların şahsi malvarlıkları ile sınırsız sorumlu olduklarını ileri sürerek 7.500 TL‘nın davalılardan faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, müvekkillerinin davacı ile ticari ilişkilerinin bulunmadığını, kötü yönetimin sözkonusu olmadığını, şirketin tüm mal varlığı ile satıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... ’un dava dışı Eta Mak. Ltd. Şti.’nin temsilcisi, diğer davalı ...’ın şirketin ortağı olduğunu, davacının dolaylı bir zararının bulunduğu, davalı yöneticinin sorumluluğunu gerektirecek somut verilerin davacı tarafından ortaya konulmadığı, davalının eyleminin ...’nun 336. maddesinde yer alan istisnai sorumluluk halleri çerçevesinde kişisel sorumluluğunu doğurucu nitelikte olduğunun kanıtlanamadığı, diğer davalının yönetici sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, ...'nun 309. maddesi uyarınca açılmış tazminat davasıdır. Davacı yönetim kurulu üyeleri olan davalıların kötü yönetim sonucu şirketi zarara uğrattıklarını ve bu yüzden şirketten olan alacağı tahsil edemediklerini belirterek iş bu davayı açmışlardır. Mahkemece, davacının dolaylı bir zararının bulunduğu, davalı yöneticinin sorumluluğunu gerektirecek somut verilerin davacı tarafından ortaya konulmadığı, davalının eyleminin ...’nun 336. maddesinde yer alan istisnai sorumluluk halleri çerçevesinde kişisel sorumluluğunu doğurucu nitelikte olduğunun kanıtlanamadığı, diğer davalının yönetici sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Oysa, ...’nun 309. maddesi “Şirketin 305, 306, 307 ve 308 inci maddelerde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde, bundan dolayısıyla zarar gören pay sahipleri ve şirket alacaklılarının dava hakları vardır. Ancak, hükmolunacak tazminat şirkete verilir.“ hükmünü haiz olup, şirkete bir zarar verilmiş ise bu davayı pay sahipleri ile alacaklılar da açabilir. Somut olayda, davacının yöneticiler ve ortaklar hakkında ileri sürdüğü talep dolaylı zarar kapsamındadır. Dolaylı zarar durumunda alacaklılar da talepte bulunabilir. Ancak, bu zararın kendilerine değil, şirkete verilmesini istemiş olmaları gerekir. Ayrıca anonim şirketlerde yönetim ve denetim kurulu üyelerinin görevleri sırasında sebep oldukları zarardan sorumlu olması için öncelikli koşul, zararın olmasıdır. Zarar gören, bu zararının varlığını kanıtlamalıdır. Zararın varlığı sabit ise, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin zarardan sorumlu olduğu karine olarak kabul edilir. ... 338 ve 359'uncu maddeleri uyarınca yönetim ve denetim kurulu üyeleri, ancak kendilerine bir kusur izafe edilemeyeceğini kanıtlayarak bu sorumluluktan kurtulabilirler. Bu nedenle mahkemenin davacının, davalı yöneticilerin sorumluluğunu gerektirecek somut verilerin ortaya konulmadığı gerekçesi ile reddi de doğru görülmemiştir. O halde mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davanın bu gerekçe ile reddine karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru değilse de sonucu itibariyle doğru bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi sonucu itibariyle doğru olan kararın ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 5,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog